4 Ağustos 2020 Salı

Mehmet Ali Erbil kimdir? aslen nerelidir? kaç yaşında?

Oyuncu Mehmet Ali Erbil Kimdir? aslen nerelidir? kaç yaşında? evli mi? eşi kim? evliliklerini kimlerle yaptı? sağlık durumu son durumu ne nasıl? kariyeri ve hayatı hakkında kısa bilgiler..

Oyuncu Mehmet Ali Erbil Kimdir? aslen nerelidir? kaç yaşında? evli mi? eşi kim? eşleri? çocukları kimler? evliliklerini kimlerle yaptı? sağlık durumu son durumu ne nasıl? kariyeri ve hayatı hakkında kısa bilgiler..

Mehmet Ali Erbil, 8 Şubat 1957 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Dedesi Kürt Şeyh Es'edê Erbîlî 1835 yılında Irak’ın Erbil ilinde doğmuş Kürt kökenlidir. Usta oyuncunun dedesi sonradan İstanbul'a göç etmiştir ve Menemen olaylarına karıştığı için idam edilmiştir.

Babası Türkmen kökenli, Tiyatro ve sinema oyuncusu Sadettin Erbil‘in ikinci oğlu olan sanatçının,abisi Mustafa Erbil ve kız kardeşi Yeşim Erbil ise bir tıp profesörü olan iki kardeşi daha var. Mehmet Ali Erbil'in, annesi Yurdagül Eken babasından boşanıp bir subayla evlenmiştir.Ve Mehmet Ali Erbil Annesi ile yaşamaya başlar.

Mehmet Ali Erbil'in annesinin ikinci evliliğinin bir subay olmasından dolayı İstanbul'da başlayan ortaokul hayatı, Balıkesir'de devam eder ve Ankara'da biter. Usta oyuncu 14 yaşına ve lise çağına geldiğin zaman, üvey baba yanında daha fazla kalamayacağı anlaşılır ve bunun üzerine yatılı okul formülünde karar kılınır.

1970 yılında Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Yüksek Bölümü'ne yatılı olarak girmiş olan Mehmet Ali Erbil, bu dönemde henüz 16 yaşındayken gösterdiği üstün başarısından dolayı hocası Cüneyt Gökçer tarafından Küheylan oyunun başrolüne seçilir. Devlet Tiyatrosu'nda konuk oyuncu olarak başrolde oynadığı oyunda yılın En İyi Tiyatrocu Ödülü'nü kazandığında henüz 17 yaşındaydı.

Konservatuardan mezun olduktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu'nda çalışmaya başlayan Mehmet Ali Erbil, Başta 'Küheylan' olmak üzere birçok tiyatro oyununda oynadı. 21 yaşına girdiği zaman hayatının akışını değiştirecek bir karar vermek zorunda kalır. İstanbul'dan aldığı müzikal tekliflerini değerlendirerek, devlet memurluğundan istifa edip, bugünkü Mehmet Ali Erbil portresini yavaş yavaş şekillendirmeye başlar.

Televizyon hayatına ilk adımını atmasını sağlayan, hem sunucu, hem de şowmen olarak onu ilk keşfeden ise İzzet Öz‘dür. Mehmet Ali Erbil, ilk olarak TRT‘de ‘Metronom’ isimli eğlence programını hazırlayarak önce Derya Baykal‘la, daha sonra 1984 yılında da Çiğdem Tunç‘la sıkı bir ikili konseptinde televizyona çıkarak hafızalarda yer etti.

Özel kanalların açılması ve çoğalması ile birlikte Mehmet Ali Erbil, TRT’den Kanal 6’ya geçiş yaptı. Daha sonra Star TV ve ATV’de dizi, Show TV’de ise program yaptı.

Babası sinemacı olduğu için genç yaşta dublajla da tanıştı Erbil ve Shrek adlı beğeni ile izlenen animasyon filminin eşek karakterini seslendirdi.

2010 yılında Star TV'de sunuculuğunu üstlendiği ve canlı olarak yayınlanan Çarkıfelek programında Erbil bir gafa imza attı, kullandığı bir ifade Alevileri kızdırdı. Daha öncede Erbil, 2009 yılında Star TV'de yayınlanan bir evlilik programında kendine eş adayı arayan 80 yaşındaki bir kişiye yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle de Alevilerin tepkisine neden olmuştu.Alevi vatandaşların duruma tepki göstermesi üzerine, Star TV, 'Çarkıfelek' adlı programı yayından kaldırma kararı aldı.

Mehmet Ali Erbil, 2006 yılında sunduğu yarışmada bir sansasyona daha imza atarak bir yarışmacının pantolonunu çekip cinsel organını gösterdiği için program 3 gün sonra tamamen yayından kaldırıldı ve bu konu oldukça tartışıldı.

2012'den itibaren de Tv8 kanalına geçerek Aşka Gel adlı programında sunuculuk yapmıştır.

Son olarak Kanal 1'de Aşkım Aşkım dizisinin tekrar çekimlerinde yer aldı fakat kanalın el değiştirmesinden dolayı dizi sona erdi. Usta sanatçı birçok film, dizi ve TV programları ile ekranların tanıdık siması olmayı başardı.

Mehmet Ali Erbil, evlilikleri ve sevgilileri ile de her zaman gündem yaratmayı başardı.

Mehmet Ali Erbil'in Evlilikleri

1980 - 1983 Muhsine Şehnaz Kamiloğlu
16 Nisan 1982 de Sezin isminde bir kızı oldu.

1989 – 1996 Nergis Kumbasar
02 Aralık 1995 tarihinde Yasmin isimli bir kızı oldu.

2001 - 2003 Sedef Altuntaş

2005 – 2011 Tuğba Coşkun

03 Temmuz 2006 da Ali Sadi adını verdikleri bir oğlu oldu.

Mehmet Ali Erbil dünyada sadece 100 kişide görülen Kaçış Sendromu hastalığına yakalandı ve uzun bir süre tedavi gördü. Şu an durumu iyi olan ve hastaneden çıkan sanatçı bekar ve sadece sağlığı ile ilgileniyor.
Devamını Oku..

Öztürk Yılmaz kimdir? aslen nereli? kaç yaşında?

Yenilik Partisi Kurucu Genel Başkanı Öztürk Yılmaz kimdir? kim? aslen nerelidir? kaç yaşında? biyografisi, siyasi hayatı ve kariyeri hakkında bilgiler..

Yenilik Partisi Kurucu Genel Başkanı Öztürk Yılmaz kimdir? kim? aslen nerelidir? kaç yaşında? biyografisi, siyasi hayatı ve kariyeri hakkında bilgiler..


Öztürk Yılmaz 19 Eylül 1970 tarihinde Ardahan'da dünyaya geldi. Baba adı Şerafettin, anne adı Anahanım'dır. Ardahan Lisesi ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olduktan sonra 1996 yılında girdiği Dışişleri Bakanlığı'nda sırasıyla Balkanlar, AGİT, Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkasya Daireleri'nde Daire Başkanı, daha sonra da Başbakanlık Dışişleri Başdanışmanlığı'nda Daire Başkanı olarak görev yaptı. Avrupa Birliği'nin kalkınma ve entegrasyonu konusunda (VUB-Brüksel) master yaptı.

Yurtdışında ise sırasıyla Kırgızistan Büyükelçiliği, Brezilya Büyükelçiliği ve Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği’nde Müsteşar olarak görev yaptı. 15 Temmuz 2013 tarihinde Türkiye’nin Musul Başkonsolosu olarak atandı.

11 Haziran 2014 tarihinde IŞİD tarafından Musul Başkonsolosluğu’na yapılan baskın sonrası 43 kişiyle birlikte 101 gün boyunca alıkonuldu. 20 Eylül 2014 tarihinde 43 personeli ile birlikte serbest bırakıldı. 2 Temmuz 2015 tarihinde Büyükelçiler Kararnamesi ile Türkiye’nin Duşanbe Büyükelçisi olarak atandı.

Duşanbe Büyükelçiliği görevinden 3 Eylül 2015 tarihinde istifa ederek, 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ardahan 1. sıra milletvekili adayı oldu ve milletvekili seçildi. 24 Ocak 2016 tarihinde CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi ve bu görevi 10 Nisan 2018 tarihine kadar sürdürdü.

20 Nisan 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklasa da adaylığı gerçekleşmedi. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan genel seçimlerde tekrar Ardahan’dan milletvekili seçildi.

Türkçe ezan ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan açıklamaları nedeniyle kesin ihraç talebiyle iki kez disiplin kuruluna sevk edilen Yılmaz, 20 Kasım 2018 tarihinde CHP’den ihraç edildi.

30 Temmuz 2019’da yaptığı açıklamada, yeni bir siyasi parti kuracağını duyurdu. 20 Temmuz 2020 tarihinde Yenilik Partisi’ni kurdu.
Devamını Oku..

Nizam-ı Alem Dizisi konusu ve oyuncu kadrosu

Yakında TRT'de ekranlara gelecek olan Nizamı Alem dizisi konusu nedir? Oyuncu kadrosunda kimler var? ne zaman yayınlanacak? Nizam-ı Alem dizisi hangi gün saat kaçta?

Yakında TRT'de ekranlara gelecek olan Nizamı Alem dizisi konusu nedir? Oyuncu kadrosunda kimler var? ne zaman yayınlanacak? Nizam-ı Alem dizisi hangi gün saat kaçta?

TRT ekranlarında Nizam-ı Alem isimli yeni bir dizi başlıyor. TRT'de ekranlara gelen ve oldukça beğeni toplayan Diriliş Ertuğrul dizisi Kuruluş Osman olarak Atv'de devam ederken TRT benzeri bir yapıma daha imza atmaya hazırlanıyor. Selçuklu Devletini anlatacak olan yeni dönem dizisinin senaryosu Diriliş Ertuğrul'un senaristlerinden Serdar Özonalan tarafından kaleme alınacak.

Nizam-ı Alem Dizisinin Konusu
Özel bir platoda çekimleri sürecek Nizam-ı Alem dizisi Selçuklu İmparatorluğu dönemini anlatacak. Haşhaşiler’in yarattığı terörün de içinde yer alacağı dizide ayrıca Selçuklu devletindeki taht savaşlarına da farklı bir bakış açısından bakılacak.

Nizam-ı Alem dizisi melikşah gürkan uygun

Nizam-ı Alem Dizi Müzikleri
Akli Film tarafından TRT için hazırlanan dizinin müziklerini usta isim Gökhan Kırdar ile dünyaca ünlü kazak müzik grubu Hassak yapacak.

Nizam-ı Alem Dizisinin Oyuncuları

Buğra Gülsoy
İlk orta ve lise eğitimini Ankara'da tamamlamıştır. 13 yaşında ilk sahne deneyimini yaşamıştır. Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin mimarlık bölümünden 2004 yılında mezun olan Buğra, Kıbrıs'ta bulunduğu süre içerisinde Kıbrıs Devlet Tiyatrosu'nda çeşitli oyunlarda rol almıştır. Kısa film yönetmenliği ve oyunculuğu da yapmıştır. Bu filmler; Trio, Heterotopya, İnsan Üçleme, Alt Üst, Nar Yarası ve Mutlu Sondur. Kıbrıs Film Derneğinin kurucularından biri olan Gülsoy, aynı zamanda Uluslararası Kıbrıs Kısa Fim Festivali'nin proje tasarımcısı ve direktörüdür. Birleşmiş Milletler Kalkınma Projesi kapsamında düzenlenen bir yarışmada filmcilik üzerine eğitim aldı.

İlk kez 2008 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanan Hepimiz Birimiz İçin adlı dizi filmin başrol oyuncusu olarak Nazım karakteri ile Türk izleyicilerinin karşısına çıkan oyuncu, dizinin ardından yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül`ün yaptığı Güneşi Gördüm filminde Berat karakteriyle beyazperdeye adım attı. Ardından Atv`de yayınlanan Unutulmaz isimli dizinin Tolga karakterini canlandırdı. Derviş Zaim tarafından yönetilen ve ilk gösterimi 2010 Altın Portakal Film Festivali'nde yapılan ve 2011 yılında gösterime girmiş olan Gölgeler ve Suretler isimli filmde Ahmet isimli bir Türk gencini canlandırmıştır. Bir sezon boyunca Kanal D'de yayınlamakta olan Fatmagül'ün Suçu Ne? dizisinde Vural karakterini canlandırmıştır. Kanal D'de yayımlanan, Kıvanç Tatlıtuğ ile başrollerini paylaştığı Kuzey Güney isimli dizide Güney karakterini canlandırmak

Ekin Koç
Ekin Koç 21 Haziran 1992 tarihinde Antalya’nın Alanya ilçesinde dünyaya gelmiştir. Bankacı Annesi Şefika KOÇ, Turizmci Babası Vehbi KOÇ Antalya Manavgat İlçesi yerlisi olan bir ailedir. Ekin 5 yaşına geldiği zaman kardeşi Yetkin dünyaya merhaba demiştir. Yetkin ismini kardeşine Ekin tarafından verilmiştir. Babasının işi dolayısı ile İlk öğretimini farklı okullarda okuyarak tamamlayan Ekin KOÇ lise eğitimini Antalya’da Aldemir Atilla Konuk Anadolu Lisesinde görmüştür. Liseden sonra ise sıkı bir çalışma döneminin ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümünü kazanmıştır. Şu anda bu okulda 2. sınıf öğrencisidir. 180 cm boyunda olan Ekin KOÇ sosyal bir kişiliğe sahip olup düzenli olarak Basketbol, Satranç, Tenis, Futbol ve gitar eğitimleri almıştır. 2011 Yılında İstanbul’da Akademi 35 Buçuk Sanat Evinden oyunculuk dersleri aldı.

Leyla Tuğutlu
Berlin'de doğdu. Türk bir babanın ve Alman kökenli bir annenin kızıdır. İlk okula Türkiye'de başladıktan sonra piyano dersleri almaya başladı. Konservatura da yarı zamanlı olarak devam etti. 5 yıl müzik ve keman dersleri aldı. Bu süre içerisinde bir model ajansında çalıştı. Anadolu Lisesi mezunu olan Tuğutlu, üniversiteye başladığında konservatuarı bırakarak ilgi alanı olan manken ve fotomodelliğe başladı.Halen İstanbul Üniversitesi'nde Alman Dili ve Edebiyatı öğrencisidir. Türkçe, İngilizce ve Almanca bilmektedir. Es-Es Dizisi'nde İrem karakterini canlandırdı. Atvde yayınlanan Karadayı dizisinde Kenan İmirzalıoğlu'nun kardeşi rolündeki Songül karakterini canlandırmaktadır.

Miss Turkey 2008 Güzellik Yarışmasında Leyla Lydia Tuğutlu birinci oldu. Türkiye'nin en güzel kızına tacını, yarışmanın jüri üyesi Paris Hilton taktı. 12 Aralık 2008 tarihinde Türkiye'yi Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde yapılan Miss World yarışmasında temsil etti. 2005'te Best Model of Turkey yarışmasında Best Promising seçilerek 2006'da Çin'de yapılan Miss Tourism Queen International'da 'Princess' ödülüne layık görülmüştür. Fashion TV Moda Oskarları 2007'de "Gelecek vaad eden model" seçildi.

Sevda Erginci
4 yaşında iken anne babası boşanmıştır. 15 yaşında itibaren oyunculuk ve tiyatro ile ilgilenen Sevda Erginci'nin tiyatro ile ilk buluşması Semaver Kumpanya'da çocuk tiyatrosunda "Paki ve Sevgi Çiçekleri" oyunu ile oldu. 1,5 yıl oyunculuk eğitimi aldı.

4 yaşında iken anne babası boşanmıştır. 15 yaşında itibaren oyunculuk ve tiyatro ile ilgilenen Sevda Erginci'nin tiyatro ile ilk buluşması Semaver Kumpanya'da çocuk tiyatrosunda "Paki ve Sevgi Çiçekleri" oyunu ile oldu. 1,5 yıl oyunculuk eğitimi aldı.

Gürkan Uygun
Lise yıllarında tiyatro ile tanıştı. 1990 yılında amatör tiyatroya başladı. Ardından Dormen Tiyatrosu'unda eğitim aldı. 1996 yılında televizyon dizilerinde rol almaya başladı. Tatlı Kaçıklar, Böyle Mi Olacaktı, Yedi Numara, Deli Yürek, Şapkadan Babam Çıktı adlı dizilerde rol aldı. Kendisi en çok Kurtlar Vadisi dizisindeki Memati rolüyle tanınır. Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizide yaklaşık 10 yıl boyunca Memati karakterini canlandırdı. 2013'te ise birkaç bölüm için Muhteşem Yüzyıl dizisinde Mimar Sinan karakterini canlandırmıştır.


Osman Sonant
1997'de Bahçelievler Belediye Tiyatrosu'nda Yılmaz Gruda'dan aldığı eğitimle oyunculuğa ilk adımını attı. 1998'de Ferhan Şensoy yönetimindeki Ortaoyuncular Nöbetçi Tiyatro'da çalışmalarını devam ettirdi ve 1999'da girdiği İ.Ü. Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü'nde eğitimini tamamladı. Çeşitli tiyatro oyunlarında, TV dizilerinde ve sinema filmlerinde yer alan Osman Sonant, 2009'da Yeşim Ustaoğlu'nun Altın İstiridye ödüllü "Pandora'nın Kutusu" isimli filmindeki Mehmet karakteriyle 16. Altın Koza Film Festivali En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandı. "Alimler ve Sultanlar" isimli sinema filminde Fatih Sultan Mehmet karakterini canlandırdı.

Cemal Toktaş
14 Ocak 1983 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Cemal Toktaş, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunudur. Televizyon ekranlarına ilk olarak 2003 yapımlı Evlat filmi ile gelmiştir. Fakat yıldızının parladığı yapım Sıla dizisidir. 2009 yılında gösterime giren Güneşi Gördüm filmindeki performansı ile kendinden uzunca bir süre söz ettirmiştir. Show Tv'nin bir kitaptan uyarlanan dizisi olan Yılanların Öcü'nde rol almıştır.

Oyuncu Nergis Öztürk ile evlidir. Bir de çocuğu vardır.

Hatice Şendil
Hatice Şendil, 2 Ağustos 1983′de İstabul’da doğdu. Antalya’da büyüdü. Annesi Arnavut kökenli İstanbullu, babası Selanik kökenli Antalyalı.Kendisinden küçük iki kız kardeşi var.

İşletme okudu ve de 2 seneye yakın ayla algan’ın da içinde bulundugu önemli hocalardan oyunculuk dersi aldı.kendisini ‘’İnatçı, sıcakkanlı ve olgun…’’ olarak tanımlıyor,hayatta tahammül edemediği durumlar ise ’’ Haksızlık, vurdumduymazlık ve sorumsuzluk’’.

İlker Kızmaz
2004'te İstanbul'a geldi ve Ekol Drama Sanatevi'nde oyunculuk eğitimi aldı. 2009'da Levent Semerci tarafından çekilen Nefes: Vatan Sağolsun filminde rol aldı.

Mehmet Özgür
İstanbul Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nden mezun olan Mehmet Özgür, sanat yaşamına, Antalya'da bir dil kursunda katıldığı tiyatro etkinliğiyle 1988 yılında başladı. Ertesi yıl Antalya Halkevi'nde tiyatro çalışmalarına başladı. Daha sonra 1993 yılında Antalya Devlet Tiyatrosu'nda görev alan sanatçı, ilk kez 2004 yılında kamera karşısına geçerek, bir tv dizisinde rol üstlendi.En son Takoz İrfan rolüyle oynadığı Suskunlar dizisinde büyük ün kazandı.

Çeşitli tv dizileri ve sinema filmlerinde oyunculuk yapan Özgür, ayrıca bazı tiyatro oyunlarında yönetmenlik de yapmıştır.
Devamını Oku..

En şık bayan çanta modelleri, trend bayan çantaları ve fiyatları

En şık bayan çanta modelleri ücretleri satın al, incele, bayan sırt çantası en çok satan, en güzel bayan çantaları, en beğenilen trend bayan sırt çantaları, 2020 moda bayan el ve kol çantaları, en güzel omuz çantası modeli, bayan çantası fiyatları ve çeşitleri.


En şık bayan çanta modelleri ücretleri satın al, incele, bayan sırt çantası en çok satan, en güzel bayan çantaları, en beğenilen trend bayan sırt çantaları, 2020 moda bayan el ve kol çantaları, en güzel omuz çantası modeli, bayan çantası fiyatları ve çeşitleri.

Bu yazımızda Bayanların vazgeçilmez eşyası ve aksesuarı olan çanta modelleri ve fiyatları hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.

Kullanışlı yapısının yanında dış etkilere karşı eşyalarınızı koruma altına alan bayan sırt çantası modelleri gittiğiniz her yerde sizlere eşlik ediyor. Kullanışlı fermuar ve cepleri ile sırt çantası modelleri günlük hayatta hanımlara büyük kolaylık sunuyor. Her bayanın dolabında yerini almayı başaran çantalar, hem şık hem de spor kombinlere kolayca uyum sağlıyor. Kombinlerinizi bütünleyen bu ürünler yüksek koruma özellikleri ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarabiliyor.

Günlük hayatta ihtiyaç duyduğunuz her ürünü sırt çantalarıyla taşıyabilirsiniz. Kombinlerinizi kusursuz şıklığa ulaştırmak isterseniz doğru adresi seçmenizde fayda olacaktır. Bu yazımızda incelediğimiz ve beğendiğimiz bazı bayan çanta modellerini sizler için derledik.

Madamra Vizon Hasır Kadın Yuvarlak Omuz Çantası
Ürünü incelemek veya satın almak için BURAYA Tıklayın..
Vizon Hasır Kadın Yuvarlak Omuz Çantası

Bagzone Siyah Kadın Yarı Zincir Askılı Kilit Detaylı Omuz Çantası
Ürünü incelemek veya satın almak için BURAYA Tıklayın..Bagzone Siyah Kadın Yarı Zincir Askılı Kilit Detaylı Omuz Çantası
Lolinna BORDO Kadın Sırt ve El Çantası
Ürünü incelemek veya satın almak için BURAYA Tıklayın..Lolinna BORDO Kadın Sırt ve El Çantası

Oblavion Camel Hasır Çanta
Ürünü incelemek veya satın almak için BURAYA Tıklayın..
Oblavion Camel Hasır Çanta

Pierre Cardin Siyah Kadın Omuz Çantası
Ürünü incelemek veya satın almak için BURAYA Tıklayın..Pierre Cardin Siyah Kadın Omuz Çantası

Birbirinden şık, modern, moda ve trend olan diğer bayan çanta modellerini incelemeye devam etmek veya satın almak için BURAYA tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku..

Aytunç Erkin Kimdir? nereli? kaç yaşında?

Sözcü Gazetesi yazarı Aytunç Erkin kim? kimdir? aslen nerelidir? kaç yaşında? biyografisi ve hayatı hakkında bilgiler..

Sözcü Gazetesi yazarı Aytunç Erkin kim? kimdir? aslen nerelidir? kaç yaşında? biyografisi ve hayatı hakkında bilgiler..


Gazeteci-Yazar Aytunç Erkin 1975 yılında Adana'nın Kozan ilçesinde dünyaya geldi. Sakarya Üniversitesi Turizm Bölümü'nden mezun olan Aytunç Erkin, daha sonra Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirdi.

Aytunç Erkin, 1997'den beri pek çok gazete, dergi ve televizyon kurumlarında çalıştı. Şu anda Sözcü Gazetesi'nde editör olarak mesleki hayatına devam eden Aytunç Erkin, zaman zaman katıldığı televizyon programlarında gündemi yorumlamaktadır.

Kitapları

FETÖ'nün Şifreleri/Başmuavini
K@Rdan Adam & AKP Eski Milletvekili Emin Şirin Anlatıyor
Sarı-Lacivert Öfkeli Adam: Aziz Yıldırım
Devamını Oku..

28 Temmuz 2020 Salı

Bahçelievler E-Sınav Ehliyet Sınav Merkezi Nerede? Adresi, Yol tarifi

Bahçelievler'de ehliyet sınavları nerede yapılıyor? Bahçelievler ehliyet sınav merkezine nasıl gidilir? Bahçelievler e sınav merkezi nerede? Bahçelievler'de ehliyet sınavı hangi okulda oluyor? Bahçelievler e-sınav merkezine navigasyon ile yol tarifi

Bahçelievler'de ehliyet sınavları nerede yapılıyor? Bahçelievler ehliyet sınav merkezine nasıl gidilir? Bahçelievler e sınav merkezi nerede? Bahçelievler'de ehliyet sınavı hangi okulda oluyor? Bahçelievler e-sınav merkezine navigasyon ile yol tarifi almak için bu yazımıza bakabilirsiniz.

Ehliyet sınavlarında artık sadece e-sınav merkezleri üzerinden bilgisayar aracılığıyla çevrim içi olarak yapılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tüm illerde "e-sınav" salonları faaliyete geçirilmiştir.

Bahçelievler Ehliyet Sınav Merkezi Adresi:
İMMİB Erkan Avcı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (METROPORT AVM YANI) Bahçelievler Mh., Kültür Sk. No:3, 34180 Bahçelievler/İstanbul
Devamını Oku..

Üstad Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

Üstad Necip Fazıl Kısakürek sözleri, Necip fazıl Ayasofya sözleri, üstad necip fazıl anlamlı sözler, necip fazıl abdülhamid sözleri, necip fazıl sözleri dini, necip fazıl kısakürekin en güzel sözleri.

Üstad Necip Fazıl Kısakürek sözleri, Necip fazıl Ayasofya sözleri, üstad necip fazıl anlamlı sözler, necip fazıl abdülhamid sözleri, necip fazıl sözleri dini, necip fazıl kısakürekin en güzel sözleri.


Üstad Necip Fazıl Kısakürek Ayasofya sözleri..
  • Ayasofya açılmalıdır..
  • Türk'ün kapanış bahtıyla beraber açılmalıdır
  • Yalnız manayı anlasak yalnız onu yerine getirebilsek
  • Ayasofya'nın kapıları sabır taşı gibi çatlar kendi kendisine açılır.
  • Kendi öz evimizde ruh ve mukaddesat odamız Ayasofya budur!
  • Üstün hükümdar Başbuğ ve aksiyon adamı Fatih İstanbul'u fethedip onun kalbi Ayasofya'da namazını eda ettiği zaman taarruz kıskacının mihver çivisini ele geçirmişti
  • Yalnız Fathi'tedir ki, kendi zaman ve mekanına göre dava hedefi muhteşem ve muazzam bir tamamlık içinde göze çarpıyor.
  • İşte bütün bunları sembolize eden remzlendiren de Doğu ve Batı dünyalarının kavşak noktası cihanın en güzel beldesi İstanbul ve onun kalbi Ayasofya.
  • Hilalin kanatlarıyla kendisine gök kubbe yolu açılan böylece 20. Asır dünyasına gerçek medeniyet ve ebediyet mimarisinin ne olduğu kendisi ile gösterilen Batı aklı ve Doğu ruhunu birleştirici eski Bizans eseri ve yeni tekbir yuvası tarihi kubbe.
  • Ayasofya ne taş ne çizgi ne renk ne hacim ne de bunların madde senfonisi sadece mana yalnız mana…
  • Ayasofya bir mananın zıt manaya taarruz ve onun zebun edişinin bütün dünyada eşi olmayan abidesidir.
  • Yeryüzünde çok kilise camiye ve nice cami kiliseye çevrilmiştir ama böylesi tarihi şartları bakımından tektir.
  • Fatih Sultan Mehmed bu hikmeti sezdi ve Ayasofya'yı İstanbul gibi misilsiz bir mahfazanın içinde güneş çapında bir pırlanta gibi zapt ve fethetti.
  • Ayasofya açılacak!
  • Aziz bir kitap gibi açılacak!

Sahte Kahramanlar konferansından
Dâvâ, gerçek ölümsüzlüğü bulmakta.
Bedr gazasında oğul babasının başını keser ve Resûlullah'ın önüne koyar. İşte inkılâp! Hani ya, Arab'ın, dünyayı verseler bırakmayacağı soy - sop gayreti? İnkılâp diye buna derler ve ondan sonra olacaklara...

Viyana'da Kara Mustafa'nın yenilmesi ne askerîdir, ne iktisadîdir, ne şudur, ne budur; sadece ahlâkîdir.
Her felsefe mektebi, öbür mektebinin yanlışını çıkarmak için faydalıdır; kendi hakikatiyle değil..
İşte o belalı Rönesans... Orada bâtıl ve kaba taassuba karşı, birtakım fikir kahramanları görüyoruz: Bruno gibi. Ateşe atılır ve o dakikada papazın kendisine uzattığı putu ayaklarıyla iter.
Büyük tefekkür plânında ve büyük içtimaî sistemde milletçe zayıf olduğumuzu söylebilmemiz lâzım.
Nitekim Nâsır'ın karşısında halis kahramanlardan bir büyük şehit görüyoruz: [Seyyid Kutup]. [Seyyid Kutup], takınmış olduğu sosyalizma tavrı ve büyük sahabî Hazret-i Osman'a dil uzatmış olma felâketinden istiğfar ederek can verdiyse büyük şehittir.
Din ve İslâm düşmanlığına Ziya Gökalp'in, bizzat eserleri şahitti. Fakat o hanımın şehadetinde de; kahraman sanılan zatın ruhundaki maraza ait korkunç bir delâlet tütüyordu.

İslâm ve Öbürleri konferansından
Komünizm sosyalizmin azmanıdır. Komünist olmaya razı olunmadan sosyalist olunmaz!
Ne mutlu Müslüman'ım diyene! (Konferansın son sözüdür.)
Hesaplaşma konferansından
Eğer onlar tam Müslüman olsalardı bugünler başımıza gelmezdi. Onlar... Kabukta kalmış adamlar... Bizim istediğimiz bir nesil var: Allah'ın Sevgilisi'nin beklediği bir nesil. Bu nesil, siz olacaksınız! Mükellefsiniz! Ya olun, ya ölün!
Ağlayalım ve dua edelim. Duanın icabını yapalım.

Dünya Bir İnkılâp Bekliyor konferansından
Doğrudan doğruya söylüyorum: Lâiklik bize göre samimi ve hakiki bir kelime değildir. Kutup ayısını, hurma ağacının ikliminde besleyemezsin!
Tek yol dine dönmek: Tek din İslâm!

Her Cephesiyle Komünizma konferansından...
Çoğu, sigâya çekilecek olsalar, komünizmi de bilmeyen, komünist bile olmaktan âciz, lâfta ilerilik heveskârı küfür yobazlarıdır.

Tanzimattan beri devam eden sahte inkılâplar ve bu inkılâpların türettiği sahte kahramanlar, dâvâmızın, müşahhas plânda baş meselesidir.
Büyük Doğu, âlem olduğu mefkûre çerçevesinde senfonik bir orkestra.
Her şey Doğu'dan geldi; her şey, her şey, yani ruhumuz.
Mesele, Batı'yı anlamak. Dâvânın en nazik istikâmeti, bütün mâzi ve tarih hükümlerinin özü ve halinde bugün Doğu'nun Batı'ya karşı nasıl bir anlayış tavrı takınacağında.
İlk buhran devremizde, bağlı olduğumuz iman manzumesinin vecda ve aşkını kaybettikten sonra anlamadan kabuğa mıhlı kalmak yüzünden, Batı harikasını hemen müşahede altına alıp ciğerlerimize sindirmek ve şahsiyetimizi kaybetmeksizin kanımızda eritmek imkanlarından nasıl mahrum kaldıksa; ikinci buhran devremizde, ayılmak bilmez bir hayret ve dehşet psikolocyası altında, Batı'nın kabuğunu bir türlü oyamadık ve meyvesine eremedik.
Şahsiyeti, Fransızların (Lejyon d'onör) nişaniyle mükâfatlandırılan Tanzimat'ın Mecelle'sine karşılık, boyacı küpü tercüme kazanına sokulup çıkarılmış İsviçreli Türk Medeni Kanunu nedir?
Düşünmediğimizi düşünmedikçe düşünebilmekten uzak yaşayacağız.
Yalnız İslâmiyete inanıyoruz!
O küllî şeyin adı ki İslâm, her şey onda, o da her şeyde..
İnsan olduğu için İslâm oldu; ve İslâm olduğu için insan vardır.
Bir kişinin herkes, herkesin de bir kişi olduğu hakikati İslâmındır.
Âlemde tek adalet kaynağı, İslâm.
İslâmiyet'in kılıcı bizzat merhamettir. Hıristiyanlıktaki sun'i merhamet edebiyatı değil..
Aya biz gidecek ve oraya, bilmem kaç yıldızlı Amerikan bayrağı yerine Tevhid livâsını biz dikecektik!
Fakat İmparatorluk o kadar cüsselidir ki, can çekişirken bile dünyayı titretmektedir.
Tanzimatın, olmaması değil, aksine, İslâmlık emrinde ve çok daha geniş ve köklü bir hareket şeklinde olması lâzımdı.
Giden şey İslâm, gelen şeyse hiçti.
Kanunî devrinden beri gerçek inkılâbı bekliyoruz.
Gerçek Türk tarihi henüz yazılmamıştır. Yazılabilseydi zaten mesele yoktu.
Fakat sadece ruhlarda ve düşünce çevresinde bir inkılâp.
Bu inkılâbın âletleri, söz ve kalem..
Çölde, devesine, kölesiyle nöbetleşe binen Reisler Reisi'nin ahlâkı. Buna muhtacız..
İslâm ahlâkı, buna muhtacız.
Biz, gerçek milliyetçiliği, geriye doğru değil, ileriye doğru, menba istikâmetinde değil, mansap istikâmetinde, tohum üstünde değil ağaç üstünde karar kılıcı bir anlayış ve görüşe bağlıyoruz.
İnsan hür değildir; hür olan, eşek veya köpek.
Hürriyet bir gâye değil, vasıtadır ve gâye bir tarafa bırakılıp vasıta gâyeleştirilemez.
Bir dilde uzun, dolgun ve çok heceli kelimeler, tefekküriyet ve medeniyet işaretidir.
Dünyada hiçbir dil yoktur ki, bugünkü Türkçenin yazılış derecesinde (fonetik-seslendirildiği gibi) olsun.
Ruhumuzun ırzına geçtiği sanılar Arapçayı karşılık, ruh ismet ve iffetimiz gâvurcaya karşı takdim ve teslim edilmiştir.
Bir milletin diliyle oynamak, onun hayatıyla oynamaktır.
Yine o, hep o, yalnız o, daima o.
Gerilerini dönüp, ileriye kıçlarındaki gözle bakanlar bize "gerici" diyor.
Gerici... O da ne kelime? Gerilerinde damgamız mı var ki gerici oluyoruz?
Gerici kelimesi, ancak gerilerini döndürmekten başk abir hüneri olmayanlara yakışır.
Hasret, vuslatın yarısıdır. İste ki olsun!
Sen yalnız düşün!
Sen, düşünmeyi düşünmekten başlayarak düşün, yeter!
Abdülhamid'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır.
İslâm cemiyet ve beldesinin büyük meydanında ve bütün nazarlara karşı kadın, yüzünden, el ve ayaklarından başka hiçbir noktasını çıplak olarak gösteremeyecek derecede hayâ ve hicap ifade eder. Tek tel saçın bile dâhil olduğu bu hayâ ve hicap şartları yerine geldikten sonra kadın, aynı İslâm cemiyet ve beldesinin aynı meydanında en faal ve en vazifedâr bir unsur olabilir.
Fars tesiri korkunçtur; İslâmda en büyük kafalarla at başı, en hain bozguncu kelleleri de İranlı.
Bizim cemiyet ve devletimizde bile bile hırsızlığın cezası, cezaya ehliyet sınırları içinde, istisnasız ve kayıtsız ve şartsız, bir kolun kesilmesidir. Bütün suistimaller, sahtekârlıklar, dolandırıcılıklar, hile tertipleri, netice itibariyle hedef tuttuğu kast ve gaye esas olarak hırsızlığın şubeleri halinde sınırlandırılır ve ona hükümlendirilir. Bizim cemiyet ve devletimizde fuhuş ve zina kökünden yasaktır.
İster yerli, ister yabancı filmlerde, ahlâkî, ruhî, hissî, fikrî, siyasî, hattâ bediî ve zevkî en küçük zaaf, sakamet ve dalâlet ifadesi, böyle bir filmin yasak edilmesi için kâfi sebeptir.
Alenî ve ictimaî bir zina nazariyesinden başka bir şey olmayan dans, belki de bu münafık cephesiyle zinadan da iğrenç bir fiil olarak, Büyük Doğu mefkûresinin hiçbir noktasında barınamayacak bir fiildir; ve bu bakımından, aynı mefkûrenin en şiddetli yasakları arasındadır.
Kadınla erkeği müşterek ve ahekli hareketlerle vücut kıvrımlarını göstermeye davet eden ve ister bir çift, ister birçok insanın şehevî hareketlerinden ibaret olan dans, millî ve gayr-i millî bütün çeşitleriyle bizden değildir.
Bizde heykel yoktur.
Kerhane, meyhane, kumarhane ve bütün rezalethanelere "paydos!" diyecek bir nizam. (...) Adam öldüreni hemen öldürecek, hırsızlık edeni bir daha edemez hale getirecek; ve bütün içtimaî ihtilâtlarında ferde öz evinden daha emin sığınaklar gösterecek bir nizam. (...) Nizamların nizamı olan düzen, iki heceli ve beş harfli bir isim taşır:
İrtica, yatağımızın başucundaki bir bardak suya karıştırılan zehirdir.
Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz.
Reis Bey
Ne mutlu fikir vebalılarına; ve yazıklar olsun, eşek sıhhati içinde, günübirlik hayat çayırında otlayanlara!..
Babıali
Ben, emekliliği olmayan ve bir kenara çekilip pineklemeye izni bulunmayan bir dâva üzerindeyim.
Rapor 2
Hayat dayanılmaz bir ıstıraptır ve insanın bu ıstıraptan kurtulması lâzımdır. Istırap, ihtirastan doğar, istekten, arzudan... Istıraptan kurtulmanın tek çaresi ihtirastan kurtulmaktır. İhtirastan kurtulan da erer...
İslam ve Öbürleri
Yenilik dâvasında, "devrim" isimli nice hareketler vardır ki, beş aylıkken düşürülmüş kavanoz çocukları gibi sadece ölünün yenisidirler.
Çerçeve 4
Tek yol dine dönmek.. Tek din İslâm!.. Mânasını yıktığımız ve yaktığımız cami.. Batı O'nun eşiğinde.. Ya biz neredeyiz?
Dünya Bir İnkılap Bekliyor
İnsan başıyla fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, fikir öfkesidir.
Hücum ve Polemik

Allah, ızdırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.
Allah'ı bulamamacasına aramak, ebediyen aramak olan şiirin gayesi, ilk dayanak ve çıkış noktası olarak din temeline muhtaçtır.
Arı bal yapar, fakat balı izah edemez. Ağaçtan düşen elma da arz cazibesi kanunundan habersizdir.
Bir kız öğrenciyi, başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek, İstiklâl Savaşı başlarında ve Maraş'ta, düşmanlar tarafından başörtüsü çıkarılıp düşürüldüğü için başlayan millî şahlanışın ruhuna tükürmektir.
Biz şiiri iman için bilmişiz; ve bu mihrak bilgiyi, her bilginin geçtiği binbir yol ağzı biliyoruz.
Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını yorganını satardın.
Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.
Demokrasi, kendini çölde hayal edenlerin serabıdır. Yaşanmaya değer hayatı bul ve ölümsüzlüğe geç!
Dinin olmadığı yerde hiçbir şey yoktur; yokluk bile yok... Şiir ve san'atsa hiç yok...
Ey Türk ruhumun atomu. Çatla ve idealinin baş harflerini göklere yaz!
İdrâk, idrâksizliğin idrâkini idrâktır!
İnsan başiyle fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, fikir öfkesidir.
Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.
Kendi kendimizin altında kalmamalıyız ki cemiyetin üstüne çıkalım.
Mâsum, küçücük bir taşın beresi üzerine flaster yapıştırmak ne demek? Haklı, koca bir güllenin yere sereceği leşinin üstünü örtecek kanlı kefenden ne haber?
Şiirde gaye, kökte Allah ve mutlak hakikat olarak, dalda sırrilik ve remziliktir.
Şiirde baş unsur, fikirle hissin ara çizgisi üzerinde, duygulaşmış düşüncelerdir.
Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. Yürüyeceğim de, bas ve yürü!
Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.
Devamını Oku..

Mevlana Sözleri, alfabetik tüm sözler listesi

Hz. Mevlana Celaleddin Rumi'nin en güzel sözleri, mevlana sözleri aşk, mevlana sözler, mevlana sözleri kısa, anlamlı mevlana sözleri, mevlana ayrılık sözleri, mevlanadan sözler, mevlananın aşka dair sözleri, mevlana en etkileyici sözleri, mevlana güzel sözler..

Hz. Mevlana Celaleddin Rumi'nin en güzel sözleri, mevlana sözleri aşk, mevlana sözler, mevlana sözleri kısa, anlamlı mevlana sözleri, mevlana ayrılık sözleri, mevlanadan sözler, mevlananın aşka dair sözleri, mevlana en etkileyici sözleri, mevlana güzel sözler..

A

  • A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
  • Acele şeytan hilesidir, sabır ve tedbir Allah lütfu.
  • Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma... Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.
  • Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.
  • Adam savaşmakla çetin er sayılmaz, öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin.
  • Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.
  • Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.
  • Allah mermere emir vermez.
  • Allah merhalesinde akıl beygirine yol yoktur.
  • Allah üstünlük bakımından göz yaşını şehitlerin kanı ile eş tuttu.
  • Allah’a şükür, rızkı artırır.
  • Allah'ım sen kimi dertle hasta etmek dilersen ona ağlayış kapısını kapatırsın. Kimi de beladan kurtarmak dilersen gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin.
  • Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.
  • Aklın başına gelince pişman olacağın bir işi sakın yapma.
  • Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.
  • Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.
  • Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
  • Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.
  • Aşk nasip işidir, hesap işi değil. Aşk adayıştır, arayış değil. Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda, aşk sana uzak değil!
  • Aşk, bir uçurumdan düşmek gibi bir şey, işte bu yüzden sevgili'ye "yar" denir...
  • Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.
  • Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!
  • Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.
  • Aşk,etinden topuğuna kadar işlemiş bir nasırdır. Ya canın acıya acıya adım atacaksın ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. Fakat her iki yolda da tek bir gerçek olacak. Canın çok ama çok acıyacak
  • Aşka yanmalı can dediğin. Ya canan olmalı ya da canını almalı. Yar diyemezsin ki herkese içindeki yaran olmalı... Herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğin bir başka yanmalı.
  • Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
  • Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.
  • Adalet taksimcidir, bölüşülecek şeyleri o bölüştürür... fakat şaşılacak şey şu ki bunda ne cebir vardır ne de zulüm!
  • Aklın yoksa yandın, ya kalbin yoksa o zaman sen zaten yoksun ki.
  • Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.
  • Amaca sabırla varılır, acele ile değil.
  • Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
  • Akıllılar önceden ağlarlar; bilgisizlerse işin sonunda başlarını vururlar. İşin başında sonunu gör de ceza gününde pişman olma.
  • Ayna ile terazi, birisi incinecek yahut utanacak diye doğru söylemekten sakınır mı, susar mı? Ayna ile terazi, öyle kadri yüce ve doğru mihenk yerleridir ki sen onlara iki yüz sene hizmet etsen sonra aynaya desen ki "Ben sana bu kadar sene hizmet ettim, hatırım için beni çirkin gösterme" Teraziye desen ki "Yalvarırım sana, fazla tart, eksiğimi açığa vurma" Onlar sana cevap verir de derler ki "Zavallı, herkesi kendine güldürme, alemi kendine maskara etme" Ayna ile terazi hile bilmezler, yalan söylemezler. Doğruluktan ayrılmayan ayna ile terazi derler ki "Allah gerçeklerin bizim vasıtamızla tanınması, anlaşılabilmesi için kadrimizi yüceltti, bizi bu işte görevlendirdi. Bu doğruluğumuz olmasaydı, gerçeği olduğu gibi ortaya koymasaydık bizim ne değerimiz kalırdı? İyilerin güzellerin yüzlerini nasıl görür, nasıl gösterebilirdik?"

B
  • Bendeyim Kur'ân-a candan tende can durdukça ben, bir küçük toz zerresiyim ben Muhammed yolunun, kim ki bundan başka bir söz nakleder ise benden, bezmişim billâh hem ondan hem sözünden onun...
  • Beni yabancı saymayın, buralıyım ben
  • kendi evimi ararım sizin sokağınızda
  • Düşman değilim , öyle görünsem bile
  • aslım Türktür Hintçe (Farsça) konuşsam bile
  • Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.
  • Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar.
  • Beri gel, beri!
  • Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
  • Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik?
  • Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
  • Bir adamın camilere alıştığını görürseniz, imanlı olduğuna şahitlik ediniz.
  • Bir katre olma, kendini deniz haline getir
  • Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin.
  • Bir kimseyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.
  • Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.
  • Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
  • Bir iri adam bir oğlanı ele geçirdi. Bu adam bana kast eder diye çocuğun yüzü sarardı. Adam dedi ki "Güzelim, emin ol... sen benim üstüme bineceksin. Ben korkunç görünsem de aldırış etme, bil ki ben bir ibneyim. Deveye biner gibi bin üstüme, sür." İnsanların suretleriyle mânaları da işte böyledir. Dışardan adam görünürler, içerden melûn Şeytan! Ey Âd gibi ipiri adam, sen rüzgârın tesiriyle dalın vurduğu davula benziyorsun.
  • Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak aramamak demektir.
  • Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini.
  • Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil.
  • Bizi bilen bilir, bilmeyense kendi gibi bilir
  • Bil ki.. Domuzların önüne elmaslar serilmez, mücevherden ancak sarraflar anlar başkası bilmez, ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da, sana bakan kör ise kendini camdan sanma.
  • Bizi bizden başkası zaten ayıramazdı. Bize bunu bizden başkası yapamazdı. Ah be sevgili; hamdım belki ama piştim yandım. Zaten beni senden başkası yakamazdı.
  • Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan.Bana bir ben lazımım, bir de Anlayan.
  • Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder , hem kendini...Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi,emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini...
  • Bütün kâinat birbirine sevgi ile bağlanmış.
  • Sevgini vermesini öğren.
  • Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış.
  • Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış.
  • Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
  • Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
  • Büyük Allah’tan bizler niye terbiye isteriz? Çünkü terbiyesizler, Allah’ın lütfundan mahrumdurlar. Terbiyesiz, yalnız kendine kötülük etmez, bütün utanç ve erdem ufuklarını ateşler.
C
  • Can ve gönül de yani kalpte hakikat coşkunluklarını kaldıracak takat, kulakta da bunu işitecek istidad yoksa, ben kime ne söyleyeyim?
  • Can ararsan can olursun. Av için yemek ararsan yemek olursun. Neyi ararsan o olursun.
  • Canımız hayvan canından daha üstündür, neden? Çünkü daha fazla biliyoruz. Meleklerin canı da bizim canımızdan üstün. Çünkü onlarda hissi müşterek yoktur. Ehil olanların canlarıysa meleklerin canlarından üstündür, şaşkınlığı bırak! Melekler, Adem'e secde ettiler; çünkü onun canı, meleklerinkinden üstündür. Üstün olmasaydı secde ederler miydi? Üstün olanın daha aşağı mertebede bulunana secde etmesini emretmek doğru bir şey değil değildir, yaraşmaz.
  • Cenab-ı Hakk kâfir için necis dedi. Fakat dikkat et ki; kâfirlerin dışı pis değildir. O pislik onların din ve ahlakındadır.
  • Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.
  • Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır.
  • Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.
  • Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektir.
  • Can konağını aramadaysan, cansın; bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin, bir damla su arıyorsan susun,zulmün peşindeysen zalimsin,aşkı arıyorsan aşıksın,Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen. Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir.
  • Can'ı canan'a teslime hazır değilsen "ben aşk'ım" deme kimseye.
Ç
  • Çalış çabala da nura ulaş. Pekmez içinde ne kaynatılırsa pekmez lezzeti alır. Havuç, elma, ayva, ceviz pekmezde kaynasa pekmez tadı alır. Bilgi nura karışırsa inatçı ve kötü kişiler bile bilgiden nur bulur.
D
  • Daima başkaları için ağlayıp durma.Bir köşede oturup, biraz da kendin için ağla.
  • Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.
  • Denizde inciler derinde olur. Çer çöp sahilde olur.
  • Dışarıdan ışık kaynağı olmazsa, gözler renkleri farketmez, kör olur gider.
  • Dıştaki ateş suyla söner. Şehvet ateşi, parladıkça parlar; adamın yüzünün suyunu yerlere döker.
  • Dinle neyden duy neler söyler sana,
  • Derdi var ayrılıklardan yana.
  • Beni kamışlıktan kestiler keseli,
  • Ağlarım, ağlatırım herkesi.
  • Din düşmanlarının başına kılıç ol, kurt gibilere ateş saç; çünkü onlar, Yusuf düşmanıdırlar.
  • Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunurlar.
  • Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
  • Dertli bir adamın tereddüt ve dumanlarla dolu bir gönül evi vardır; derdini dinlersen o evde bir pencere açmış olursun.
  • Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
  • Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni
  • Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni
  • Hiç keder elem etme, boş yere matem etme
  • Düşmanlarını tanı, uzak dur, sitem etme
  • Ne fakiri aç gördüm ne zengini tok
  • Hedefine varır elbet doğru ok.
  • Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.
  • Dostun yanına hediyesiz gitmek,buğdaysız değirmene gitmek gibidir.
  • Duydum ki gıybetimi yapmışsın, yüzüme söylemekten kaçmışsın. Benim gibi bir acizden korkmuş Allah'tan korkmamışsın.
  • Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
  • Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir.

E
  • Edepli Edebinden Susar, Edepsiz de Ben Susturdum Zanneder..
  • Eğer baş, muhabbet ile dolmamışsa, o baş kuyruktan geridedir.
  • Eğer müslümanca yaşamak istersen Kur’ân’a sarıl; çünkü, onsuz islami hayat mümkün değildir.
  • Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin. Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki, aradığın ancak sensin sen.
  • Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
  • Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
  • Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
  • Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
  • Ey arkadaş, sufi, bulunduğu vaktin oğludur. Bu iş yarın olsun yarına kalsın demek, tarikat anlayışına uymaz.
  • Ey gönül! Ne tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir Sevgiliyi aramakla geçiyor.
  • Ey gönül! Gülü seviyorsan dikenini de seveceksin, deryayı seviyorsan dalgalarını da seveceksin, vuslatı seviyorsan firakını da seveceksin, sevgiliyi seviyorsan nazını da seveceksin, hayatı seviyorsan ölümü de seveceksin.
  • Ey İnsan! Kaf Dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var; üzdüğün kadar üzülürsün.
  • Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan, bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.
  • Ey zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun.
  • Ey çaresiz âşık! Bir bak bakalım senin değerin ne kadar?
F
  • Filozofların felsefesi, insanoğlunun zan ve şüphesini artırır. İslam’ın hikmeti ise, insanı yücelere ulaştırır...

G
  • Gelin bağa yeşiller kuşanan doğayı görün. Her köşede bir çiçek dükkanı açan doğayı görün. Güller gülerek sesleniyor bülbüllere: Susun, susarak doğayı görün.
  • Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
  • Genişlik, sabırdan doğar.
  • Gençliğin aynada göremediğini,yaşlılar bir tuğla parçasında okurlar.
  • Gerçek aşkta ne vefa vardır ne cefa.
  • Gerçekten de Mesnevi, Alemlerin Rabbi tarafından ilham olunmuş bir kitaptır.
  • Gerek yok her sözü laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.
  • Gönül kazanmak istiyorsan, sevgi tohumu ek. Cenneti kazanmak istiyorsan, yollara diken serpmekten vazgeç!
  • Gönül nuru olmayan gönül, gönül değildir. Bedende ruh yoksa topraktır.
  • Gönüllerini Allah'ı anarak, iyi işler yaparak cilalamış, parlatmış olanlar renkten ve kokudan kurtulmuşlardır. Onlar, her an, işlerinde bir hoşluk, bir güzellik hissederler. Onlar bilginin şeklini, dış yüzünü, kabuğunu bırakmışlar da mánásını ve özünü almışlar ve ayne'l-yakin bayrağını yüceltmişlerdir. Düşüncelerden, duyguların yükü altından kurtulmuşlar da aydınlığa kavuşmuşlardır. Benliklerini Hakk uğruna kurban etmişler, irfan denizi kesilmişlerdir. Herkesin korktuğu, ürktüğü, kaçtığı ölüme karşı, Hakk aşıkları, acı acı gülümser. Kimsecikler onların gönüllerine bir zarar veremez, zira zarar sedefe gelir, içindeki inciye gelmez.
  • Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
  • Gözünün cevherini nerede eskittin, beş duyunu nerelerde kullandın.
  • Gözünüzü açıp Kur’ân’a bakınız. Allah kelâmı olan kur’an’ın tüm ayetleri edep öğretmektedir.
  • Gül düşünür, gülistan olursun. Diken düşünür, dikenlik olursun!
  • Gülün dikene katlanması, onu güzel kokulu yaptı.
  • Gülene neden gülüyorsun diye sorulmaz, ama ağlayana sorulur.
  • Sen dualarında ağla ki Rabbin sebebini sorsun!
  • Güller güzeldir. Dikeni acıtır derler.
  • Neden acıtsın ki tutmasını bilince eller.
  • Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
  • Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
  • Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
  • Yüz rüzgarı olmak isterdim.
  • Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığını kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
  • Güzel yüz aynaya âşıktır.
  • Güller güzeldir. Dikeni acıtır derler. Neden acıtsın ki tutmasını bilince eller.
  • Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.
  • Gönül aynası dünya sevgisi tozundan, nefsani arzulardan temizlenir, pak ve saf bir hale getirilirse, orada su ve toprak nakışlardan başka şeyler görürsün. Gönül aynasında hem resmi, nakşı görürsün; hem de resmi ve nakşı yapanı; hem devlet, saadet yaygısı seyr edersin; hem de onu yayanı ve döşeyeni.
H
  • Hamdım, piştim, yandım.
  • Hak'tan bahar fermanı gelmedikçe, toprak sırrını açmaz.
  • Hayatının gidişi, Muhammed’in sünnetinden sapmasın. Onu bırakma! Aklına ve hünerine az güven!
  • Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
  • Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır.
  • Hem gam çağında, hem esenlik çağında Allah’a dayanmadan, tümden ona teslim olmadan başka her şey düzendir, tuzaktır.
  • Her birimiz tek kanatlı melekleriz ve bizler ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.
  • Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
  • Her insan bir alemdir. İnsan düşünceden ibarettir, geri kalan et ve sinirdir.
  • Her korkuda binlerce eminlik vardır, göz karasında onca aydınlık mevcut.
  • Her ne kadar dil ile anlatılması pek parlak ve aydınlatıcı olsa da aşkın dile düşmemesi, söylenmemiş kalması ve gönülde duyulması daha parlaktır.
  • Her rüzgarla otlar gibi sallanırsan, dağlar kadar olsan da bir ota değmezsin.
  • Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki rahat edesin.
  • Her şeye doğru demek ahmaklıktır, ama her şeyin yanlış olduğunu söyleyen de zorbadır.
  • Her şeyi, aramadıkça bulamazsın; fakat bu dost başka; bunu bulmadan arayamazsın.
  • Her zaman doğruyu söyle, ama her zaman her doğruyu değil.
  • Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya.
  • Hırs insanı kör ve ahmak eder. Bilgisiz hale sokar da ölümü kolaylaştırır.
  • Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki; ha bir altın çalmışsın ha bir iğne.
  • Hırsızlara,kötülere,alçaklara acımak zayıfları kırıp geçirmektir.
  • Hırsla dolu aşağılık ve haram yiyici kişi, o sayı günü domuz şeklinde, zina edenler avret yerleri kokarak, şarap içenler ağızları kokarak dirilirler.
  • Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
  • Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır. Ölen kuyudan ovaya çıkmış demektir.
  • Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
  • Her gün bir yere konmak ne güzel,
  • Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
  • Dünle beraber gitti cancağızım,
  • Ne kadar söz varsa düne ait...
  • Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...
  • Hulasa oklar ve süngüler önünde kafirlerin kanı mübahtır. Çünkü onlar, işe yaramaktan uzaktırlar. Onların karıları ve çocukları da esir sayılır. Çünkü akılları yoktur, merdut ve aşağılık kişilerdir.
  • Hürmet eden hürmet görür.
I
  • Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
  • Irz ve namustan mahrum olanlar, millet ve vatan hissi taşımazlar; böylelerinden sakınılmalıdır.
İ
  • İçinde azıcık nur olmayana, dışarıdan verilen öğüt fayda vermez.
  • İçteki kiri su değil, ancak gözyaşı temizler.
  • İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
  • İnanan kişi, işlerini Allah emretti diye yapar. İnanmayan ise, mücadele ve gösteriş olsun diye yapar. Böyle inatçı kişilerin başlarına toprak saç.
  • İnsan dostunun huyunu alır.
  • İnsan içki içmekte serbest, ama sarhoş olmakta serbest değildir.
  • İnsanlar, güller arasında dikenler bulunduğundan şikayet edeceklerine, dikenler arasında güller yaratıldığına şükretmelidir.
  • İnsanı hayran eden Türk güzellerinden bahset, öylesine bir şaşkınlığa düşmüşüm ki, bu şaşkınlıktan Sultan kim Hulâgu kim bilmiyorum, bilmiyorum.
  • İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.
  • İnsan gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak gerçek dostu görendir.
  • İnsan korkusundandır ki cinler, periler sahillere sığınmışlar, her biri bir gizli yere saklanmışlardır. Bu yüzden insanoğlunun gizli düşmanı çoktur. Durumu anlayarak çekingen ve ihtiyatlı hareket eden kişi akıllı kişidir. Allah'ın bizim nazarımızdan gizli tuttuğu nice çirkin, güzel mahlukatı vardır ki onlar her an gönül kapısını çalar dururlar.
  • İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır.
  • İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
  • İyilerle gezersen alırsın mertebe, kötülerle gezersen dönersin merkebe.
K
  • Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
  • Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.
  • Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.
  • Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.
  • Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.
  • Kardeşim sen düşünceden ibaretsin,
  • Geriye kalan et ve kemiksin,
  • Gül düşünür gülüstan olursun,
  • Diken düşünür dikenlik olursun.
  • Karga, gül bahçesinde gezmekle bülbül olmaz.
  • Kendi körlüğünü tedavi etmeye çalış, yoksa alem hep O'dur, fakat O'nu görecek göz olmalıdır.
  • Kendini noksan gören kişi, olgunlaşmaya on atla koşar. Kendini olgun sanan ise Allah'a bu zannı sebebiyle ulaşamaz.
  • Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş,
  • Yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?
  • Kibriya güneşinin şu anından mahrum ve ışıksız olan gönül evi, Yahudilerin canı gibi dar ve karanlıktır; muhabbet ihsan eden Tanrı'nın zevkinden mahrumdur.
  • Kim benliğinden kurtulursa bütün benlikler onun olur. Kendisine dost olmayan herkese dost kesilir. Nakışsız ayna olur, tüm nakışlar onda seyredilir.
  • Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
  • Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!
  • Kim sabrederse rızkı gelir ona. Aşırı hırsla çalışma ve çabalama sabırsızlıktır.
  • Kim zahmet çekerse defineyi elde eder.
  • Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
  • Kopan gülün dalında durması ne kadar zorsa... Kırılan kalbinde onarılması o kadar zordur!..
  • Korku erkektir, umut ise dişi; onlardan ölümsüz ve temiz şeyler doğar.
  • Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
  • Kötü zanda bulunan kişi çirkindir. Aslında o kendi içini vurur karşıya.
  • Kötülerin övülmesi arşı titretir.
  • Kötülük insana tamahtan gelir. Kanaatten kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı.
  • Kızgınlıkla gönüllere ateş saldın mı, cehennem ateşinin aslı oldun gitti.
  • Kuru duayı bırak! Ağaç isteyen tohum eker!
  • Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
  • Kötü huy kılavuzun oldukça mutlu olacağım sanma! Sen sabaha kadar gaflet uykusundasın, ömür ise kısadır. Korkarım ki,sen bu uykudan uyanınca gündüz olur.
  • Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Şaşılacak olan odur ki bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur.
  • Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.
  • Kötülük yaptın mı kork, çünkü o bir tohumdur, Allah yeşertir karşına çıkartır.
L
  • Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.
M
  • Mademki insanın yaratılmasındaki maksat, Tanrı'ya ibadet etmesidir, şu halde ibadetten baş çeken, ibadete yanaşmayan kişinin ibadet yeri cehennemdir. İnsan her işi yapabilir, fakat yaratılmasındaki maksat ibadettir. "Ben, insanları, cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." Bu ayeti okusana. Alemin yaratılmasındaki maksat, ibadetten başka bir şey değil!
  • Mânâ odur ki seni senden alır, şekle bağlanmaktan seni kurtarır. İnsanı kör ve sağır eden nakşa, surete, güzel bir yüze aşık eden şeye mânâ demezler. Körün nasibi gam artıran hayallerdir. Gözün payı da şu asli olmayan geçici hayallerdir. Senin nefs eşeğin kaçmıştır. Onu mücahede kazığına bağla, o ne zamana kadar insanlık ve ibadet yükünü taşımaktan kaçacak? İster yirmi yıllık yol olsun, ister otuz yıllık, isterse iki yüz yıllık, ona sabır ve şükür yükünü yüklemek, ona bu yükünü taşıtıp götürtmek gerek. Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmedi. Hiç kimse de ekmediğini biçmedi.
  • Mademki rızkı taksim eden O’dur, o halde şikâyet küfürdür. Sabır gerekir. Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır. Allah’tan başka herkes düşmandır. Sen asıl dostu düşmanlara şikâyet eder, halinden sızlanırsın öyle mi? Padişah köleye şikayet edilir mi? Akıllı ol.
  • Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.
  • Mideyi bırak da gönül tarafına salın. Salın da Allah’tan perdesiz selam alasın.
  • Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.
  • Mum olmak kolay değildir... Işık saçmak için önce yanmak gerek.
  • Mücevherler vakitle alınabilir ama vakitler mücevherle alınamaz.
  • Münafığın özrü kabul edilmez. Çünkü o özür dilindedir kalbinde değil.
  • Mürşidin nuru suyu, ateşe damla damla düştükçe, ateşten cız, cız ses çıkar.
N
  • Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
  • Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.
  • Ne tükenmez hazinesin ey dil! Ne devasız bir dert!
  • Nefsinin istediğini yapıp da bir de “inşallah” demek Allah’la alay etmektir. Kimi kandırıyorsun?
  • Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
  • Nerde akarsu varsa, orada yeşillik vardır.
  • Nerde akan gözyaşı varsa, oraya rahmet gelir.
  • Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
  • Nimete şükretmek, nimetten daha hoştur.
O
  • O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
  • O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
  • Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
Ö
  • Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
  • Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.
  • Ömrümün özeti şu üç sözden ibarettir: Hamdım, piştim, yandım..
  • Öfke rüzgar gibidir, bir süre sonra diner; ama birçok dal kırılmıştır bile.
P
  • Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
R
  • Rüyalar olmasa hayaller kurulmaz, gerçek olmazdı.
S
  • Sabır, demir kalkandır.
  • Sabır sevinç anahtarıdır.
  • Safları dağıtanı aslan sanma.Asıl nefsini ezebilen aslandır.
  • Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim" der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
  • Sebatsız sedef, inci tutmaz.
  • Secde ve rükû, varlık tokmağını, Allah kapısına vurmaktır. Çok vur, mutlaka açılır kapı.
  • Sen anılması güzel olan söz ol.
  • Çünkü insan, kendisi hakkında söylenilen güzel sözlerden ibarettir.
  • Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
  • Senin için başkasını terk eden, başkası için de seni terk eder.
  • Sen zayıfları yardımcısız, kimsesiz sanma; Kur’ân’dan “İzâ câe nasrullâh”ı oku
  • Sen senden öncekilerden ibret al. Senden sonrakilere ibret olma.
  • Sende en iyi ne varsa, dostuna onu ver.
  • Sen öyle büyük bir varlğın aşkını seç ki, bütün peygamberler, onun aşkıyla kudret ve kuvvet buldular, şeref ve saadete erdiler.
  • Sual de bilgiden doğar, cevap da.
  • Hesna ; Sukŭnetim asaletimdendir. her lâfa verilecek bir cevabım var.lâkin; Bir bakarım lâf lâf mı diye , bir de bakarım söyleyen adam mı diye.
  • Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?
  • Sevgi insanı kör ve sağır eder.
  • Sevgi ve merhamet, insanlık; hiddet ve şehvet, hayvanlıktır.
  • Sevgilinin değeri onu sevenin sevgisi ile ölçülür.
  • Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
  • Sıkıntılar, Sevgili'nin gönderdiği misafirdir; gelir ve gider. Önemli olan, gönderenin hatırına o misafire sabredebilmektir.
  • Sevmek güzel şey; sevilmek de onun kadar. Sevip de sevilmemek acıdır ölüm kadar. Taşın kalbi yok ama onu da yosun sarar.
  • Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil kilimin tozunu almaktır.
Ş
  • Şeytan tabiatı bakımından insana düşmandır. İnsanın helak oluşuna sevinir o.
  • Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz. Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz.
  • Şu da bir gerçektir ki kötü kişinin övülmesinden Arş titrer. Allah'tan korkan muttaki kişi de kötü methedilince, meth eden kişi hakkında fena bir zanna kapılır.
  • Şunu iyi bil ki eğer, gönlün, sırlarına mezar olursa muradın çabucak hasıl olur.
  • Şarap içen akıllıysa daha ziyade akıllı olur... kötü huylu ise büsbütün berbat bir hale gelir. Fakat insanların çoğu kötü ve ahlâksız olduğundan şarabı herkese haram ettiler.
T
  • Talihim bana: "Ben seni üzeceğim ama sen sakın üzülme." dedi.
  • Tanrı, müşrikler, tâ ezelden pislik içinde doğduklarından onlara “Necis-pis” demiştir. Pislik içinde doğan kurt, ebediyen huyundan dönmez, ambere bakmaz! Ona nur saçısı isabet etmemiştir.
  • Taş yeşermez geçmiş olsa da nevbahar,
  • Toprak ol da bak nasıl güller açar.
  • Taş idin çok gönül kırdın yeter,
  • Toprak ol, üstünde hoş güller biter.
  • Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
  • Ten midesi insanı samanlığa çeker, gönül midesi reyhana çeker. Ot ve arpa yiyen kurban olur, Allah nuru ile nurlanan Kuran olur. Senin yarın pislik, yarın da misktir. Kuran’la miskini artır.
  • Testide ne varsa dışına o sızar.
  • Topraktan yaratılan Ádem, Allah'tan öğrendiği ilimle yedi kat göğü aydınlattı. Hak ve hakikatte şüpheye düşen şeytanın körlüğüne rağmen o manen yüceldi de melekleri geride bıraktı. Altı yüz bin yıllık bir zahid olan şeytanın ağzını bir buzağı ağzı gibi bağladı.
  • Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
  • Tövbesiz ömür, can çekişmekten ibârettir. İnsanı yaşayan ölü hâline sokan ölüm ise Allah'tan habersiz olmaktır. Allah'tan başkasını istemek, istenen şeyin artması zannını verir ama bu istek hakikatte artmasını istediği şeyin tamamıyla eksilmesini istemektir.
  • Tutalım ki Ali’den Zülfikâr sana miras kaldı. Sende Ali kolu ve kalbi yoksa Zülfikar neye yarar ki?
  • Tutalım ki İbrâhim gibi put kırdın; beden putunu onun gibi ateşe atabilir misin?
  • Tuzağa saçtığın taneler, cömertlik sayılmaz ki...
U
  • Uyku ve uyanma bir nevi küçük mahşerdir.
Ü
  • Üstünün dostu ol ki üstün olasın... Kendine gel be hey azgın, mağluplarla dost olma! Münkirin delili ancak ve ancak şudur: Ben şu görünen yurttan başka bir şey görmüyorum! Hiç düşünmez ki nerede görünen bir şey varsa o, gizli hikmetleri haber vermededir. Her görünen şeyin faydası, faydanın ilaçlarla gizli oluşu gibi o şeyin içinde gizlidir.
  • Üç sözden fazla değil , Tüm ömrüm şu üç söz , Hamdım, piştim, yandım.
V
  • Vefa nedir, bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.
  • "Vedalar; gözleri ile sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler hiç ayrılmazlar."
Y
  • Yaşamak direnmektir, sevmek güvenmektir. Unutma; insan çoğu zaman dünyanın hakimi, bazen de küçük bir kalbin esiridir.
  • Yılan insanın sadece canını alır. Kötü arkadaş cehenneme sürer de ebedi hayatını mahveder.
  • Yerde bir zayıf aman dilerse, gökyüzü askerleri birbirlerine karışırlar.
  • Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
  • Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.
  • Yarasından taze kan sizan gönül ehline,dostların yüzünü görmek merhem gibidir.
  • Yazık ki akşam oldu biz yine yalnız kaldık; bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede; Allah’ın denizinde Allah’tan uzak kaldık.
Z
  • Zulüm demiriyle taşını birbirine vurma! Çünkü bu ikisi, erkek ve kadın gibi çocuk meydana getirirler.
Devamını Oku..
next article home