son dakika ehliyet haberleri sürücü kursu sürücü kursları ehliyet haberleri
ANASAYFA TEKNOLOJİ FAYDALARI YAŞAM KADIN YEMEK ALIŞVERİŞ
EHLİYET RÜYA TABİRLERİ NEDİR? NEREDE? KİMDİR? REKLAM & SPONSORLUK

24 Temmuz 2020 Cuma

Tilavet secdesi nedir? duası nasıl yapılır?

Tilavet secdesi nedir? neden ve nasıl yapılır? Tilavet secdesi duası nedir? nasıl yapılır? Tilavet secdesi ayetleri nasıl okunur? Tilavet secdesi nasıl kılınır?

Tilavet secdesi nedir? neden ve nasıl yapılır? Tilavet secdesi duası nedir? nasıl yapılır? Tilavet secdesi ayetleri nasıl okunur? Tilavet secdesi nasıl kılınır?

Kur’an-ı Kerim okunurken secde âyetlerini okuyan veya dinleyen kimsenin tilavet secdesi yapması vaciptir. Secde âyeti okuyan kişi namazda değilse, ister âyeti okur okumaz, ister daha sonra kalkıp secdeyi yapar (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 254).

Namaz kılan kişinin namazda secde âyeti okuması hâlinde, secde âyetinden sonra üç âyetten daha fazla okumayıp, rükûya eğilecekse, tilavet secdesine niyet ederek rükûya gider. Yapmış olduğu bu rükû aynı zamanda tilavet secdesi yerine de geçer. Şayet üç âyetten daha fazla okuyacaksa, tilavet secdesine niyet ederek doğrudan secdeye gider ve bir defa secde yaptıktan sonra ayağa kalkıp kaldığı yerden kıraate devam eder (el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 147).

Tilavet secdesi, namaz değilse de; taharet, kıbleye dönmek, niyet etmek, avret yerlerinin örtülü olması gibi namazda aranan şartlar tilavet secdesinde de aranır. Ancak tilavet secdesinde iftitah tekbiri sünnettir.

Tilavet secdesi yapacak kişi, ellerini kaldırmadan doğrudan doğruya "Allahu ekber" diyerek bir kere secdeye gidip üç defa "Sübhane Rabbiye’l-alâ" dedikten sonra yine "Allahu ekber" diyerek secdeden kalkar. Böylece tilavet secdesi tamamlanmış olur. Yani tilavet secdesinden sonra teşehhüt miktarı oturmak ve selam yoktur.

Tilavet secdesini gerektiren âyetleri işiten kişinin, hemen secde yapmaya fırsat bulamaz ise, "Semi’nâ ve eta’nâ ğufrâneke Rabbena ve ileyke’l-masîr" demesi müstehaptır. O anda yapamadığı secdeyi daha sonra yapar (Şürünbülâlî, Merâkı’l-felâh, s. 183).
previous post next article home