Mülk suresinin faziletleri, Mülk suresi arapça türkçe okunuşu ve anlamı

Mülk Suresinin faziletleri, mülk suresi arapça türkçe okunuşu, Tebareke anlamı faydaları fazileti, mülk suresi anlamı.
Mülk Suresi Okunuşu

Mülk Suresinin faziletleri, mülk suresi arapça türkçe okunuşu, Tebareke anlamı faydaları fazileti, mülk suresi anlamı.


Mülk Sûresinde Allah (c.c.)’ın kâinattaki kudretine dikkat çekilerek, ölmüşleri diriltmeye de kâdir olduğu belirtilir. Allah(c.c.)’ın insanlara olan nimetleri hatırlatılır ve âhirete inanmayanların kötü sonuçlarına, âhirette gerçeklerin ortaya çıkacağına, kimlerin sapık ve kimlerin doğru yolda olduklarının orada belli olacağına işâret edilerek sûre tamamlanır.


(1) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Tebareke (Mülk) Suresi kabir azabına engeldir." Albani Sahihu’l-Cami 3643

(2) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
"Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Secde ve Mülk Surelerini okumadan uyumazdı!" Tirmizi 3627

(3) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: "Kuşkusuz ki, Kur´an’da otuz ayet olan bir sure vardır! Bu sure, bir kişi için şefaatçi oldu ve onun günahları affedildi. Bu sure, Mülk Suresidir!" Tirmizi 3052

(4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: "Kuşkusuz ki, Kur´an’da otuz ayet olan bir sure vardır! Bu sure, kendisini okuyan kişiye mağfiret edilinceye kadar, şefaat eder! (Bu sure) Mülk Suresidir!" İbni Mace 3786, Ebu Davud 1400, Nesei, İbni Hibban, Hakim, Tergib ve Terhib 3/315

(5) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından biri, çadırını bir kabrin üzerine kurdu. O sahabe oranın bir kabir olduğunu bilmiyordu! Birden Mülk Suresini okuyan bir adamın kabri çıktı! Hatta kabirden çıkan adam, Mülk Suresini sonuna kadar okudu! Bunun üzerine o sahabe, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelerek:

−‘Ya Rasulallah! Çadırımı kurdum ama oranın bir kabir olduğunu bilmiyordum! Birden Mülk Suresini okuyan bir adamın kabri çıktı! Hatta kabirden çıkan adam, Mülk Suresini sonuna kadar okudu!’

Bunun özerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Mülk Suresi, (kişiye azap edilmesine) manidir!”Tirmizi 3051, Tergib ve Terhib 3/316

(6) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Kişi kabre konunca azap melekleri o kişinin ayaklarına gelir. Ayakları:
−Benim cihetimden azap etmek için size bir yol yoktur! Çünkü o, Mülk Suresini okurdu, der. Sonra kendisine göğsü veya karnı istikametinden gelinice:

−Benim cihetimden azap etmek için size bir yol yoktur! Çünkü o, Mülk Suresini okurdu, der. Daha sonra başı istikametinden kendisine gelinir. Başı:

−Benim cihetimden azap etmek için size bir yol yoktur! Çünkü o, Mülk Suresini okurdu. Mülk Suresi menedicidir, kabir azabını men eder. O, Tevrat’ta da Mülk Suresidir. Herkim Onu bir gecede okursa çok sevap kazanmış ve iyi yapmış olur.”

Tergib ve Terhib 3/317, Hakim

Mülk ( Tebareke) suresi arapça ve türkçe okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim
1-Tebarekelleziy biyedihilmulku ve huve 'ala kulli şey'in kadiyrun.
2- Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum ahsenu 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru.
3- Elleziy haleka seb'a semavatin tıbakan ma tera fiy halkırrahmani min tefavutin ferci'ılbasare hel tera min futurin.
4- Summerci'ılbasare kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien ve huve hasiyrun.
5- Ve lekad zeyyennessemaeddunya bimesabiyha ve ce'alnaha rucumen lişşeyatıyni ve a'tedna lehum 'azabesse'ıyri.
6- Ve lilleziyne keferu birabbihim 'azabu cehenneme ve bi'selmasıyru.
7- İza ulku fiyha semi'u leha şehiykan ve hiye tefuru.
8- Tekadu temeyyezu minelğayzı kullema ulkıye fiyha fevcun seelehum hazenetuha elem yet'kum neziyrun.
9- Kalu bela kad caena neziyrun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey'in in entüm illa fiy dalalin kebiyrin.
10- Ve kalu lev kunna nesme'u ev na'kılu ma kunna fiy ashabisse'ıyri.
11- Fa'teref'u bizenbihim fesuhkan liashabisse'ıyri.
12- İnnelleziyne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretun ve ecrun kebiyrun.
13- Ve esirru kavlekum evicheru bihi innehu 'aliymun bizatissuduri.
14- Ela ya'lemu men haleka ve huvelletıyfulhabiyru.
15- Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkıhi ve ileyhinnuşuru.
16- Eemintum men fiyssemai en yahsife bikumul'arda feiza hiye temuru.
17- Em emintum men fiyssemai en yursile 'aleykum hasıben feseta'lemune keyfe neziyri.
18- Ve lekad kezzebilleziyne min kablihim fekeyfe kane nekiyri.
19- Evelem yerev ilettayri fevkahum saffatin ve yakbıdne ma yumsikuhunne illerrahmanu innehu bikulli şey'in basıyrun.
20- Emmen hazelleziy huve cundun lekum yansurukum min dunirrahmani inilkafirune illa fiy ğururin.
21- Emmen hazelleziy yerzukukum in emseke rizkahu bel leccu fiy 'utuvvin ve nufurin.
22- Efemen yemşiy mukibben 'ala vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen 'ala sıratın mustekıymin.
23- Kul huvelleziy enşeekum ve ce'ale lekumussem'a vel'ebsare vel'ef'idete kaliylen ma teşkurune.
24- Kul huvelleziy zereekum fiyl'ardı ve ileyhi tuhşerune.
25- Ve yekulune meta hazelva'du in kuntum sadikıyne.
26- Kul innemel'ılmu 'ındallahi ve innema ene neziyrun mubiynun.
27- Felemma reevhu zulfeten siy-et vucuhulleziyne keferu ve kıyle hazelleziy kuntum bihi tedde'une.
28- Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men me'ıye ev rahımena femen yuciyrulkafiriyne min 'azabin eliymin.
29- Kul huverrahmanu amenna bihi ve 'aleyhi tevekkelna feseta'lemune men huve fiy dalalin mubiynin.
30- Kul ereeytum in asbeha maukum ğavren femen ye'tiykum bimain me'ıynin.

Mülk suresi meali anlamı oku

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1- Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter.
2- O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.
3- O ki, birbiri ile ahenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahman olan Allah'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?
4- Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz "aradığı bozukluğu bulmaktan" aciz ve bitkin halde sana dönecektir.
5- Andolsun ki biz, "dünyaya" en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
6- Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü dönüştür!
7- Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
8- Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, "bu azap ile" korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.
9- Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, "bu azap ile" korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz "onu" yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
10- Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, "şimdi" şu alevli cehennemin mahkumları arasında olmazdık! diye ilave ederler.
11- Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık "Allah'ın rahmetinden" uzak olsun, o alevli cehennemin mahkumları!
12- Fakat daha görmeden Rablerinden "azabından" korkanlara gelince, onlar için gerçekten hem bağışlanma hem de büyük mükafat vardır.
13- Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.
14- Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
15- Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında "üzerinde" dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.
16- Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.
17- Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran "bir fırtına" göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte "bu" tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!
18- Andolsun ki, onlardan öncekiler de "bunu" yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!
19- Üstlerinde kanatlarını aça-kapata uçan kuşları "hiç" görmediler mi? Onları "havada" rahman olan Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.
20- Rahman olan Allah'a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkarcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.
21- Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
22- Şimdi "düşünün bakalım", yüz üstü kapanarak yürüyen mi "varılacak" yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?
23- "Resulüm!" De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!
24- De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
25- "Doğru sözlü iseniz "söyleyin", bu tehdit hani ne zaman "gerçekleşecek"?" derler.
26- De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
27- Ama onu "azabı" yakından gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri kararacak ve "kendilerine": İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
28- De ki: Allah beni ve beraberimdekileri "sizin istediğiniz üzere" yok etse veya "öyle olmayıp da" bizi esirgese, "söyleyin bakalım" inkarcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?
29- De ki: "Sizi imana davet ettiğimiz" O "Allah" çok esirgeyicidir; biz O'na iman etmiş ve sırf O'na güvenip dayanmışızdır. Siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!
30- De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski