24 Temmuz 2020 Cuma

Ayasofya hakkında söylenmiş güzel sözler

Ayasofya hakkında söylenmiş güzel sözler, ayasofya sözleri, Ayasofya hakkında ünlülerin sözleri, söyledikleri, Ayasofya için kim ne dedi? ne demişti?

Ayasofya hakkında söylenmiş güzel sözler, ayasofya sözleri, Ayasofya hakkında ünlülerin sözleri, söyledikleri, Ayasofya için kim ne dedi? ne demişti?

Kim bu tarz şeyleri işittikten sonrasında halihazırda bu değişiklik yapma işine devam ederse, günahı onu değiştirene ilişkin olacaktır. Allâh’ın azabı onlaradır. Allâh işitendir, bilendir.” Fatih Sultan Mehmed Han

“Benim hayatımı boş verin¸ şayet işgalciler Aziz İstanbul’un fetih sembolü olan Ayasofya’ya çan takmaya gelirlerse; benden komut beklemeden ateş açın ve son nefesinize kadar Ayasofya Camii için savaşın!” Sultan Vahdeddin Han

“Ayasofya’yı ibadete açacak olan partinin memlekette olağanüstü itibarı yükselir. Hayrettir, bu bile kimseyi kıpırdatmamıştır. Akla aykırı bir şey. Kedinin kedilik yapmaması şeklinde bir şey. Ters bir şey, insan düşünürken algı etmekte sekteye uğruyor. Ayasofya tekrar cami olarak açılsın için her ne söylenen olursa milletin arzusuna tercüman olur.” Cahit Zarifoğlu, Mavera dergisi 1977

“Asırlık surların ardından köhne Bizans’ı hortlatmak isteyen kimin eli? Bunu söyleyenler kimin dili, Ayasofya’yı puthane meydana getiren hangi delidir?” Osman Yüksel Serdengeçti (Tohum dergisi, 29. rakam, 1959)

Mahzun Ayasofya “Yüce mabed, neye hicrana büründün bu şekilde, Fatih’in devrini bir nebzecik olsun söyle! Beş zaman loşluğunda saf saftık, Davetin vardı dün ezanlarda, Seni ey mabedim utansınlar, Kapayanlar da, açmayanlar da!” Arif Nihat Asya

Bu olacak Ayasofya, Bu muhakkak olacak… İkinci bir fetih, yeniden bir ba’sü ba’delmevt. Osman Yüksel Serdengeçti

Ayasofya bizim kanayan yaramızdır. Bu yara kapanmadıkça hasta erkek iyileşmeyecek ve ayağa kalkamayacaktır. Üzerimizde Fatihin bedduası olduğu sürece bu ülke ve bu ülke de yaşayanlar gün yüzü görmeyecektir.

Ayasofya’nın tekrar cami olması için İstanbul’un yine feth edilmesi gerekiyor. Bir tek bu sefer ki madde yönünden değil mana yönünden olması gerekiyor. Müslümanlar İstanbul’a hakim olduğunda Ayasofya Cami olacaktır

Ayasofya’yı, artık önüne geçilmez bu sel açacak… Bekleyin ergenler!.. Birazcık daha bağışlama yağsın… Sel yakındır. Fatih ve Onun Yeni Nesline Merhaba! Necip Fazıl Kısakürek

Ayasofya’yı kapalı tutmak, Yunanlıya ben yapamıyorum; sen gel de kendi hesabına aç! demekten farksızdır. Necip Fazıl Kısakürek

“Ayasofya’yı kapalı tutmak, bu toprağın üzerindeki 30 milyon ve altındaki 30 milyar Türk’ün semaları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.” Necip Fazıl Kısakürek

Bir tek manayı anlasak, yerine getirebilsek, Ayasofya’nın kapıları sabır taşı şeklinde çatlar, kendi kendisine açılır. Necip Fazıl Kısakürek

Ayasofya’nın kapılarıyla birlikte ruhumuzu kilitlediler Ayasofya açılmalıdır Türk’ün bahtıyla birlikte açılmalıdır. Necip Fazıl Kısakürek

“Türk’ü yoktan var ettiğini iddia eden bir zümre ve (klik) zihniyeti, Ayasofya ile Türk vatanını, göklerdeki aslî ve hakikî vatanıyla birlikte satmıştır.” Necip Fazıl Kısakürek

Ergenler! Bugün mü, yarın mı, bilemem! Ama Ayasofya açılacak!.. Türk’ün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar, Ayasofya’nın da açılıp açılmayacağından kuşku edebilirler. Necip Fazıl Kısakürek

Ayasofya’nın kapatılması, Türk geçmişine, mukaddesatına, ruhuna ihanetlerin en büyüğü biçiminde meydana gelmiştir. Necip Fazıl Kısakürek

“129 sene süresince, dışarıdan Batı emperyalizmasının, içeriden de onların sâdık ajanları sıfatiyle kozmopolitlerin, masonların ve nihayet hepsinin birden ana sermayesi ve gönüllü fedaisi halinde, ismi Türk, sövgü tip ve zümrelerinin yönetim etmiş olduğu bu cereyan, Ayasofya’yı müzeye çevirmekle, sıhhat müzelerindeki balmumundan frengili suratlar biçiminde, Türkün öz ruhunu müzeye kaldırmış oldu.” Necip Fazıl Kısakürek

Ergenler! Bugün mü, yarın mı, bilemem; ama Ayasofya açılacak! Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik etmiş sanılan kötülerle, fenalık etmiş sanılan iyilerin gizli saklı dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek. Necip Fazıl Kısakürek

“Ayasofya bir mananın zıt manaya saldırı ve onu zebun edişinin tüm dünyada benzeri olmayan abidesidir” Necip Fazıl Kısakürek

“Ayasofya Türk’ün öz evi ve anayurdu içerisinde güya Türk’lerin eliyle mânasından koparılıyor, duvarlarından Allah ve Resulünün kutsal adları indiriliyor, iç sıvaları kazınıp putlar meydana çıkarılıyor ve hilâlden ziyade salibin faziletlerini ilâna işgören bir müze, kısaca içerisinde İslâmiyetin gömülü olduğu bir lâhid haline getiriliyor. Artık o, bayağı bir taş yığınıdır. O şekilde bir taş yığını ki, yalnız kendisinde kıyılan ulvî mânanın katillerini ilân ve ihtarla kalmıyor, üstelik her an salibin ağzından salyasını akıtıcı bir iştah telkiniyle, Türk’ün, ruhiyle birlikte maddesini, maddesiyle birlikte de ruhunu hıristiyanlık âlemine peşkeş çeken, “buyurun, ne duruyorsunuz; gelin ve bizi tutsak edin!” diyen bir hava yaşatıyor. Ayasofya’nın hilâl hâkimiyetinden uzaklaştırılmasıyla düşmana aşılanan çaba, bir ordunun savaş plânlarını satmaktan beter bir vehamet ve kabahat belirtir.” Necip Fazıl Kısakürek

Ayasofya şiiri Arif Nihat Asya

Şahzade, Laleli, Haseki Sultan…
Hepsinin üzerinde Süleymaniye…
Süleymaniyeden, Ayasofyadan
Yollar iner dal dal Yenicamiye.

Yelken yelken, seren seren geiler;
Yamaçta, kıyıda, yolda Camiler,
Bu Horasan, mermer kurşun dağları
Omuzunda taşımış olduğu çağları.

Taşıyacak daha çağlar süresince
Ve yer çekmeyecek, yere koyunca.
Yolları arkada bırakan hızla;
Kanatlarımızla, atlarımızla
Aşarken toprağı, taşı, denizi
Bu kurşun memeler emzirdi bizi

Ey İslâmın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya! Şere­felerinde fethin, Fâtih’in şerefi ışıl ışıl yanan muhte­şem tapınak!… Niçin bu şekilde bomboş, niçin bu şekilde -bir hoşsun? Hani minarelerinden göklere yükselen, tâ… maveradan gelen, ezanlar?1. Hani o ilâhî devir, ilâhi nizamlar!.. Ayasofya ses vermiyor! Ayasofya bir hoş, Ayasofya bomboş!.. Hani nerde, şu olağanüstü minberde, binlerce erin, binlerce gazinin baş koyduğu şu pak yerde, şimdi hangi pis ayaklar dolaşıyor?! Ayasofya Ayasofya! Se­ni bu hale koyan kim? Seni çırılçıplak soyan kim? Hani, gönüllerden kubbelere, kubbelerden gönülle­re gürül gürül akan, sineler yakan Kur’an sesleri?! Kur’an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindiril­miş!.. Allah-Muhammed, Hülefa-i râşidîn’in, bu din ulularının adları kubbelerden bölgelere indirilmiş!.. Fethin, Fâtih’in mabedinden kitab-ı müh ini, bu yüce dini kaldıran kim?.. Dinimize, imanımıza hücum eden kim?.. Osman Yüksel Serdengeçti

Türkiye olarak başımız dertten kurtulmuyor. Bunun nedeni Fatih Sultan Mehmed’in bedduası olabilir! Ayasofya’yı yine Fatih’in vasiyetine müsait hale getirirsek, bir ihtimal başımız dertten kurtulur. Yavuz Bahadıroğlu

Ayasofya, Ey olağanüstü tapınak; Biz, Fatih’in torunları, yakında putları devirip, Tekrar seni camiye çevireceğiz. Osman Yüksel Serdengeçti

Kilisenin çan sesiyle kapattığı Allah Yolu’nun tekbir sesleriyle açılması demek olan Ayasofya, tekrar kapanmamak suretiyle açılacaktır. İhsan Şenocak

İslam’ın müzelik bulunduğunu ima etmek için müzeye çevrilen Ayasofya, Onu müze yapanların artık müzelik bulunduğunu duyuru edebilmek için açılacaktır. İhsan Şenocak

Ayasofya, salih babaların duaları şeklinde beddualarının da ne kadar tesirli bulunduğunu, ibadete kapatılmış olduğu günden beri yaşadığımız belalardan deneyim ettiğimiz yetim mabettir. Ayasofya ezan sesinden yoksun haliyle hasım ordularının memnuniyeti için terkedilen “askeri karargah” gibidir. İhsan Şenocak

Ayasofya, küfre karşı İslam yurdunu korumak amacıyla örülen çok önemli surdaki kilit taşıdır. Allah’ın rızasına nail olmak ve Hazreti Fatih’in bedduasından kurtulmak için her ne pahasına olursa olsun açılmalıdır. İhsan Şenocak

“Bizim için Ayasofya mücadelesi, İslâmî mücadeleyi motive edici bir vesiledir.” Salih Mirzabeyoğlu

“Ayasofya, yine ibadete açılana kadar, Müslüman yüreklerde hep bir özlem çığlığı olarak yankılanacaktır.” Yavuz Bahadıroğlu

“Ayasofya, camilikten iyi mi çıktı? Kim çıkardı?.. Müslüman Türk vatanlarında ecdat yadigârı bu topraklarda, Bizansı ve Rumluğu yaşatmak, hortlatmak isteyen kimlerdir?!.. Bizim lafda ve gözde inkılâpçılarımız değil mi? Sonrasında bu iyi mi hudut?.. Nerede ise Selimiye minarelerinin gölgesi Yunanistan’a terk edilen topraklara düşecek… O öve öve bitiremedikleri Lozan Zaferi nerede?” Osman Yüksel Serdengeçti

Ayasofya’nın, şanlı bir zaferden sonrasında, hiç bir sebep ve hiç bir yarar yokken, tam manasıyla “Karambole” getirilerek camilikten çıkarılması ne yazık ki, şu korkulu anlamı taşımaktadır: “Haçlılığın İslam üstüne zaferi, Yunan’lınin kılıcıyla olmayınca,bu, Fethiye Camii’nin mabetlikten çıkarılması ile sağlanmıştır.” Doğrusu fiilî zafer bizim ama malesef karanlık temaslarla sağlanan “dış ilişkiler zaferi” onlarındır. Tıpkı Lozan’da “Misak-ı Ulusal’den” verdiğimiz tavizlere,tıpkı Hilafetin İngiliz çıkarlarına feda edilmesine benzeyen ilginç bir bahşiştir. Ahmet Kabaklı

“İsrail askerleri ayakkabılarıyla Mescid-i Aksa’ya giriyor diye yakınan Müslümanlar, alınlarının tam 481 yıl secdeye gittiği Ayasofya’ya ayakkabılarıyla girmemenin bir yolunu bulmalıdır artık.” Yavuz Bahadıroğlu

Osman Yüksel Serdengeçti’ye Ayasofya yazısı için dava açılır. Savcı sorar: Ayasofya’yı cami yapmak istiyormuşsunuz. Yanıt: Siz Yunanistan savcısı mısınız?!

Feth-i mübin’in sembolü olan Ayasofya hayata döndürülmelidir. Zira müze, ölmüş kültürlerin sergi yeridir. Ali Eren

“Ayasofya’yı Müslümanlar müze yapmadı. Medreseleri tekkeleri Müslümanlar kapatmadı. Ezan-ı Muhammedîyi Müslümanlar yasaklamadı. İskilipli Âtıf Efendiyi Müslümanlar asmadı” Mehmet Şevket Eygi

“Fatih’in Ayasofya vakfiyesindeki bedduaların muhatabı, müzeye çeviren Mustafa Kemal ve arkadaşlarıdır; hükümet 500 senelik vaziyetine kısaca cami haline çevirerek Müslüman milletimizi bu bedduadan kurtarmalıdır.” Prof. Ahmet Akgündüz

“Yunan/İngiliz kazansaydı; Fethin sembolü, Fâtih’in emaneti Ayasofya Cami-i Şerifi’ni müze yapardı değil mi? Sahi kim kazanmıştır?” Kadir Mısıroğlu
Belâlar def olunca Ayasofya’yı açarız diye bekleniyorsa aldanıyorlar. Ayasofya açılınca belalar def olacak. Üzerimizde Fatih’in bedduası var.

“Ayasofya açılırsa Türkiye üstündeki musibet inşallah sona erer” Abdullah Yeğin

Hakikaten dünyaya hükmetmek istiyorsak ilk başta kendimiz sonrasında eş arkadaş akraba ve yakınlarımızın kalbini feth etmeliyiz. Bu fetih kalplerden beyne doğru gidecektir. Beyin ile kalp beraber İslam için çalışmaya başladığında zafer Müminlerin olacaktır

İsteriz müminler sende cem olsun, Haktan hakikattan her gün dem olsun, Kuduz köpeklere varsın yem olsun, Sana uzatılan dil Ayasofya.

Fatihin vakfını tutarız müze, Torunuyuz deyip çıkarız yüze, Gün gelip bu hesap sorulur bizlere, Görecek göz niçin mil, Ayasofya.

Gaflet uykusundan ulus uyansın, Hakkın boyasıyla yeniden boyansın, Zalimlere değil hakka dayansın, Hal böyle olunca düşmanlar çil Ayasofya.

Değişmez ölçüyü ulus taşırdı, Temel taşlarını küffara aşırdı, Bir sam yeli esti yolu şaşırdı, Karıncayı sandı fil, Ayasofya.” Eşref Ziya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

previous post next article home