28 Ağustos 2020 Cuma

Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihe geçen sözleri

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.


Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri. 

Türkiye'nin gelmiş geçmiş en önemli siyasetçilerinden, siyasi deha, halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan'ın tarihe geçen bazı sözlerinı sizler için derledik.

Recep Tayyip Erdoğan Sözleri

Siyasetin yolu, demokrasiye ve kalkınmaya; terörün yolu ise kana, ölüme, acıya çıkar.

Gençler dik durdukça bizi kimse yolumuzdan çeviremeyecek.

15 Temmuz gibi bir ihanetin dahi üstesinden gelebilen bu ülkeyi durduracak bir güç tanımıyoruz.

"Her ne olursa olsun, bu şanlı bayrak dalgalanmaya devam edecek."

Biz bugün var, yarın yokuz ama bu millet inşallah ilelebet var olacak.

Her kim bu vatana göz dikerse önce bin yıldır ödediğimiz bedellere baksın. Adımını da ona göre atsın zira o adımı son adımı olabilir.

Gün vatanımıza, milletimize, Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır.

Her zorluğun ardından bahar gelecektir.

Bize omurgalı siyaset lazım. Yalpalayan değil!

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.
Çocuklarımızla birlikte geçirdiğimiz her saniye; hayatımıza, dünyamıza değer katar.

Benim mücadelem sadece ve sadece Allah rızası için ve ülkem içindir. Bu uğurda bedel ödenecekse Tayyip Erdoğan olarak bu bedeli ödemeye hazırım.
Korktukları aslında Recep Tayyip Erdoğan değildir. Asıl korktukları gün ve gün uyandırıp arkasına aldığı Müslümanlardır.

Siz hiç Ertuğrul Gazi’yi, Osman Gazi’yi, Fatih Sultan Mehmet’i övgüler ile anlatan bir Avrupa gördünüz mü ki Recep Tayyip Erdoğan’ı övsünler.

"Millet olarak aşamayacağımız engel YOKTUR."
"Onlar Türkiye'nin ufkunu karartmak için çirkin söz ve eylemlere girişecek, Biz ise her zaman DOĞRUYU söyleyeceğiz."

"Hayal, gerçeğe atılmış tohumdur..."

"Biz dava taşını gediğine koymanın derdinde olacağız."

"Filistin halkına sahip çıkmak, insanlık onurumuzun gereğidir."

"Bizim sözümüzde de, gönlümüzde de, içimizde de ayrım yoktur."

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.


"Türkiye'nin diz çökmesini bekleyenleri sevindirmedik, sevindirmeyeceğiz."

Bundan sonra, ne Fethullahçı Terör Örgütünü, ne de diğer terör örgütlerini destekleyenlere en küçük bir merhamet gösterilmeyecektir.

Kudüs, bir terör devletinin insafına bırakılmayacak kadar mukaddes bir mübarek beldedir.

Kadına karşı her türlü cahiliye adetini ayaklarımızın altına aldık ve alacağız.

Birlikte yürüyecek daha çok yolumuz var. Aşkımız, sevdamız, yârimiz, yarınımız, vatanımız var.

Biz milletimizle hep dertleştik, hep ona hesap verdik.

Biz; 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduranlarız. O gece ölümü öldürenleriz. 15 asırdır Okçular Tepesi’ni bekleyenleriz! Biz, gölgesini üzerimizde hiç eksik etmeyecek o al sancağın bekçileriyiz.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.

Bundan sonra, ne Fethullahçı Terör Örgütünü, ne de diğer terör örgütlerini destekleyenlere en küçük bir merhamet gösterilmeyecektir.

Biz emri dağdan değil, Hak’tan ve halktan aldık, farkımız bu.

Bu vatana ihanet edenler, bu ihanetin bedelini ödeyecek.

Biz, bu kutlu davaya başımızı koyduk. Bu darbe girişimi Allah’ın izniyle püskürtülecektir.

Biz geçmişte darbecilere, vesayet odaklarına karşı verdiğimiz mücadelede ne kadar samimiysek, terörle mücadelede de o kadar samimiyiz.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.
Biz, gerektiğinde tüm fertleriyle inancı, vatanı, bayrağı, devleti uğruna savaşabilen, bunu göze alan bir milletiz.

Biz ancak rükûda eğiliriz.
Biz, yaptığımız hiçbir şeyi bu alçaklar için yapmadık. Amacımız, orada yaşayan mağdur ve mazlum kardeşlerimizin yaralarına merhem olmaktır.

15 Temmuz’daki teşebbüsün adı vatana ihanettir. Dünyada vatana ihanetin cezası ne ise, bu teröristler de aynı cezaya maruz kalacaklardır.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Mehmetçiklerimiz bizim göz bebeğimizdir.

Gözlerini kırpmadan milletin üzerine ateş edenler sandılar ki, bu millet korkacak, meydanları, sokakları bırakıp evlerine çekilecek…

İradelerini Fethullahçı terör örgütüne teslim eden şer çetesinin teşebbüsleri, milletin ve devletin iradesi karşısında başarısız olmuştur.

Ellerini ovuşturarak Türkiye’nin sıkıntıya düşmesini,diz çökmesini, pes etmesini bekleyenleri bugüne kadar sevindirmedik, sevindirmeyeceğiz.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.


Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve bu kahraman milletin Cumhurbaşkanı olmaktan şeref duyuyorum.

Türkiye, “ceberrut devlet” anlayışından kurtulmuş, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını esas alan bir yaklaşıma geçmiştir.

İslam dünyasının umudu Türkiye’dir.

Bizi birbirimize düşürmek isteyen kesimler, kendi karanlıklarında boğulacak.

Bu alçaklarla mücadelede milletimizin duruşu herşeyden önemlidir. Durmak yok, çekilmek yok. Meydanları boş bırakmayacağız.

Millet olarak İstiklal Marşı gibi bir metne sahip olduğumuz için ne kadar gurur duysak, ne kadar şükretsek azdır.

Sokağa çıkma imkanı bulamayıp evinde duasıyla, yüreğiyle, gözyaşıyla buğz eden vatandaşlarımın her birine teşekkür ediyorum.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.


Vakit mezhep, meşrep, etnik kimlik siyasetiyle ayrışma değil; bir olma, beraber olma, birbirimize kardeş olma vaktidir.

Küçük azınlığın Türkiye`de Kaos oluşturma girişimleri asla başarılı olamayacak. Bu ülkenin sahibi artık Millettir.

Türkiye bizim ortak hayat alanımız, ortak sevdamız, ortak geçmişimiz, ortak geleceğimizdir.

Bu millet dayatmaya, alavereye dalavereye gelmez. Bu milletin karşısında dürüst ve harbi olacaksınız.

Bu millet bir olursa aşamayacağı engel yok.

Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.


Komşumuza, arkadaşımıza, dostumuza Türk diye, Kürt diye, Alevi, Sünni diye baktığımız gün, terör örgütünün tuzağına düştüğümüz gündür.

Durmak yok. Bu yol devletin yolu. Milletin doldurduğu meydanları, AK Parti olsun, olmasın bütün insanları siyasetin merkezine insanı yerleştiren bir felsefeyle yolumuza devam ediyoruz.

Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim.

Cumhurbaşkanının imam hatipli olacağı günler yakındır.

Sizin işiniz, bürokratları takip etmek, onları değiştirmek değil. İşinize bakın.

Yapılabilecek tüm jestleri yaptık. Kopenhag kriterlerini yerine getirdik. Artık Avrupa’dan delikanlılık bekliyoruz.

Cumhurbaşkanının imam hatipli olacağı günler yakındır.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.
Mahalle baskısı, mahalle baskısı deniyor ya, asıl mahalle baskısı bu ülkede ‘ben içmiyorum kardeşim, sen buyur iç’ diyenlere. Bunlara yapılıyor mahalle baskısı.

Küçük azınlığın Türkiye`de Kaos oluşturma girişimleri asla başarılı olamayacak. Bu ülkenin sahibi artık Millettir.

Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın ilkeleridir. Her şey ona göre belirlenir. Ben İslam’ı devlet planı içinde düşünüyorum.

Sermaye ırkçılığı yapıyorlar.

Sizin işiniz, bürokratları takip etmek, onları değiştirmek değil. İşinize bakın

Böyle bağırılmaz ki! Artistlik yapma!

Kişiler laik olmaz devlet laik olur, laikliği savunma anlamında ben de laikim ancak İslam’ın karşısına karşısına koyarsanız değilim.

Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.

Elhamdülillah Müslüman’ım diyenlerin, şeriatçıyım demesi de gerekir.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.
Aramıza ayrımcılık tohumu atanlara, nifak tohumu ekmek isteyenlere, bu ülkeyi bölmek isteyenlere ben ‘yazıklar olsun’ diyorum.

Bu devlet, bu ay yıldızlı bayrak, bu Cumhuriyet bizim hepimizin.
Biz bu milletin sofrasına bereket katmak için, aşına aş katmak için geldik.

Çok okuyan arkadaşlar şimdi sefilleri oynuyor.

Her üniversite bitiren iş bulacak diye bir kaide yok!

Beni Alevi düşmanı olarak gösterenler var. Ben Aleviliği, Hazreti Ali’yi sevenler olarak biliyorum. Ben bugünkü Aleviyim diyenlere baktığım zaman hepsinden daha Aleviyim. Hiçbiri Hazreti Ali gibi yaşamıyor, ben onun gibi yaşamaya çalışıyorum.

Türkiye’yi hükümetsiz bırakan, egolarına mahkum olanlar, tarihe de milletimize de bunun hesabını veremezler.
Bu milleti kimseye böldürmeyiz. Bu bayrağı asla yere düşürmeyiz. Bu vatanın üzerinde kimseye operasyon yaptırmayız.

Aleviler Müslüman’dır diyenler var, değildir diyenler var. Aynı zamanlarda bir de bunların içinde Ateist olanlar var. Eğer biz Müslüman isek bir Alevi olarak, o zaman Müslüman’ın ibadethanesi tek olması lazım.
Artistlik yapma! İyi bir sanatçısın. İyi bir sanatçısın terbiyesizlik yapma!

Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.

Biz, önce devlet değil önce insan, sonra devlet anlayışını yerleştirdik.

Yurdu demir ağlarla ördük dediler. Ne ördünüz laftan başka? Ama bak, biz örüyoruz. Öreceğiz inşallah. Daha da devam edeceğiz.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.
Sen ne mutlu Türküm diyene dersen o da ne mutlu Kürdüm diyene der.

Onuncu Yıl Marşı okumakla Türkiye raylarla donanmıyor. Bu işler lafla olmuyor. Marşı oku, demir ağlarla ör. Neyi ördün yahu, neyi?

Elhamdülillah Müslüman’ım diyenlerin, şeriatçıyım demesi de gerekir.

Şimdi diğer parti liderleri beni Yüce Divan ile tehdit ediyor ama bilmiyorlar ki ben bu yola çıkarken kefenimi yanıma aldım.
Tarihine sahip çıkmayan milletler yıkılıp gider.

Ekonomi bir risktir, siyaset bir risktir. Aslında hayat bir risktir. Risk almazsanız başarıyı yakalayamazsınız. Bugün Türkiye, statik dış politikadan dinamik dış politikaya geçmiştir. Türkiye’nin dünya ile arasındaki perde kalkmıştır, ufku genişlemiştir.

Bizim yoldaşımız millettir. Milletimizle beraber yürüdüğümüz müddetçe bizi yolumuzdan ayırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik.

Türkiye bizim ortak hayat alanımız, ortak sevdamız, ortak geçmişimiz, ortak geleceğimizdir.

Biz kaybedeceğiz onlar kazanacak, yok öyle şey. Onlar kaybedecek biz kazanacağız, o da adalet anlayışımıza ters.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.
Dersim bombalanırken bu ülkenin başında kim vardı.

Fedakârlık ve sevginin, merhamet ve şefkatin timsali olan annelerimiz, başımızın tacı, en değerli varlıklarımızdır.

Bu devlet, bu ay yıldızlı bayrak, bu Cumhuriyet bizim hepimizin.

Vakit mezhep, meşrep, etnik kimlik siyasetiyle ayrışma değil; bir olma, beraber olma, birbirimize kardeş olma vaktidir.

Biz bu milletin sofrasına bereket katmak için, aşına aş katmak için geldik.

Bu millet dayatmaya, alavereye dalavereye gelmez. Bu milletin karşısında dürüst ve harbi olacaksınız.

Bu küresel kriz de inşallah bizi teğet geçecek.

Bizim Rabia’mız, Allahuekber Dağları’nda, ölümün üzerine, Allah’ına teslimiyetle giden o kahramanların, yiğitlerin mirasıdır.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.


Biz, örgüt liderlerinin karşısında eğilenlerden değiliz.

Mahkemenin baş örtüsü ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır.

Siyasetin yolu, demokrasiye ve kalkınmaya; terörün yolu ise kana, ölüme, acıya çıkar.

Türkiye bir göçebe kabilesi değildir.

İnanıyorum ki gençlik kendisine yakışanın en iyisini bulmaya, imar etmeye azimlidir, kararlıdır; bundan sonra da bunun adımlarını atacaktır.

Biz, legal görünümlü illegal örgütlerin de liderlerinin karşısında eğilenlerden değiliz.

Askerlik yan gelip yatma yeri değildir!

Ben meclis’in dua ile açılmasından yanayım.

Oku, düşün, uygula, neticelendir.

Biz bu milletin sofrasına bereket katmak için, aşına aş katmak için geldik.

Recep Tayyip Erdoğan sözleri, resimli Recep tayyip Erdoğan'ın söylediği sözler, Erdoğan'ın özlü sözleri, Tayyip Erdoğan'ın etkileyici resimli anlamlı sözleri, Erdoğanın düşündüren sözleri.


Dünyada makamlar, mevkiler bâki değildir.

Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile 105 kişiye verilen idam cezaları hukukun, temel hak ve özgürlüklerin katledilmesidir.

Aramıza ayrımcılık tohumu atanlara, nifak tohumu ekmek isteyenlere, bu ülkeyi bölmek isteyenlere ben ‘yazıklar olsun’ diyorum.

Bir şehidin kanını 550 milletvekiline değişmeyiz.

Hiç kimsenin, seçimlerin ortaya çıkardığı tablodaki konumunu, sorumluluk üstlenmek yerine sistemi kilitlemek için kullanmaya hakkı yoktur.

Saygı duruşu sap gibi durmaktır. Saygı duruşu yerine dua edilmeli. Sap gibi durmanın manasını anlayamıyorum.

Kürt meselesi değil terör meselesi var.

Hiçbir mağduru, mazlumu zalimin pençesine terk etmedik, etmeyeceğiz.

Eğer hala bunu göremeyenler varsa gözlerindeki mührün açılması için ben dua ediyorum. Efendim böyle bir şey yaparsak, yargıda başımıza bir şey gelir mi? Bir kere ölür bir insan ya. Her gün ölmenin ne anlamı var?
Ekonomi bir risktir, siyaset bir risktir. Aslında hayat bir risktir. Risk almazsanız başarıyı yakalayamazsınız. 

Bugün Türkiye, statik dış politikadan dinamik dış politikaya geçmiştir. Türkiye’nin dünya ile arasındaki perde kalkmıştır, ufku genişlemiştir.

Türkiye artık eski Türkiye değil. Yeni Türkiye. Burada adalet egemen olacaktır.

Kardeşlerim, aziz milletim, sevgili vatandaşlarım, sizleri bu tarihi günde demokrasinin ve milli iradenin bu zafer gecesinde en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum.

Gençler dik durdukça bizi kimse yolumuzdan çeviremeyecek.

Şimdi diğer parti liderleri beni Yüce Divan ile tehdit ediyor ama bilmiyorlar ki ben bu yola çıkarken kefenimi yanıma aldım.

Kralların değil Kuralların hukukunu inşaa edeceğiz.

Onuncu Yıl Marşı okumakla Türkiye raylarla donanmıyor. Bu işler lafla olmuyor. Marşı oku, demir ağlarla ör. Neyi ördün yahu, neyi?

Artık Çankaya ile millet arasında bir engel yok. Milletin iradesi tam manasıyla tecelli etmiştir. Millet Çankaya’nın yıldızını ehline emanet etti.

Yurdu demir ağlarla ördük dediler. Ne ördünüz laftan başka? Ama bak, biz örüyoruz. Öreceğiz inşallah. Daha da devam edeceğiz.

Kirli siyaset ibretlik bir ders almıştır. Siyaset dışı güç odakları ibretlik bir ders aldı. Bizi sevmeyenler bu seçimin mağlubu değildir.

Muhalefet siyaha beyaz deme sanatı değildir.

Batının iki yüzlülüğü karşısında, terörün yanında hiç bir zaman yer almadık.

Biz kaybedeceğiz onlar kazanacak, yok öyle şey. Onlar kaybedecek biz kazanacağız, o da adalet anlayışımıza ters.

Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.

Acaba AB ne der, acaba bizi alır mı almaz mı?’ Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz. Siz kendi aklınızı kendinize saklayın.

Hz. Muhammed ( S.A.V. ) tüm müslümanların kırmızı çizgisidir.

Sen bu ülkenin Başbakanı’na yuh çekersen tokadı yersin.

Biz, Ankara’da aşılmaz duvarlar ardına gizlenen hükümetlerden değiliz.

İnsanlığın önünde cansız inekler var. Gelin bu inekleri kaldıralım, insanlık kurtulsun.

Bu katliamların arkasında ırkçılık yatıyor.

Bu millet bir olursa aşamayacağı engel yok.

Uyuşturucu baronlarının gençlerimizi elimizden almasına sessiz kalmayacağız.

Aramıza ayrımcılık tohumu atanlara, nifak tohumu ekmek isteyenlere, bu ülkeyi bölmek isteyenlere ben ‘yazıklar olsun’ diyorum.

İslam dünyasının üzerinde oyunlar oynanıyor.

Vatanını seven insaf sahibi, vicdan sahibi herkesi bu kirli odaklara cesur bir duruşla cevap vermesini özellikle hatırlatmak istiyorum.

Din dersi tartışılacaksa neden uyuşturucu bağımlılığından bahsedilmiyor.
Devamını Oku..

9 Ağustos 2020 Pazar

Hz. Ali (r.a) kimdir? Hz. Ali'nin Kısaca Hayatı ve Sözleri

Hz. Ali kimdir? ne zaman doğdu? doğum tarihi nedir? ne zaman öldü? ölüm tarihi nedir? Hz. Ali halifelik dönemi ve kısaca hayatı hakkında bilgiler..

Hz. Ali kimdir? ne zaman doğdu? doğum tarihi nedir? ne zaman öldü? ölüm tarihi nedir? Hz. Ali halifelik dönemi ve kısaca hayatı hakkında bilgiler..

Hazreti Ali (ra) 598 yılında Mekke’de Kabe’nin içinde doğmuştur. Peygamberimiz (sav)’in amcası Ebu Talibin oğlu olan Ali’yi doğduğunda kucağına alıp bizzat evine kadar götürmüştür.

O yıllarda Peygamber(sav) efendimizde Ebu Talib’in evinde kalıyordu. Hazreti Ali' (ra) ye “Ali” isminide Hazreti Muhammed (sav) vermiştir. Annesi Fatıma Binti Esed, Peygamberimiz(sav)’in dedesinin kardeşinin kızıdır. Peygamberimiz (sav)de kendisine “anneciğim” diye hitab ederdi.

Babası Peygamberimiz (sav) i yetim ve öksüz kaldığında yanına alıp 43 yıl himayesinde bulunduran amcası Ebu Talib’tir. Mekke’de kuraklık baş gösterip Ebu Talib’in çocuklarını bakamaz hale getirince Peygamberimiz (sav) in diğer amcalarından Abbas, Ali’nin kardeşi Cafer’i Hazreti Muhammed (sav) de Ali’yi büyütmek üzere yanlarına aldılar.

Hazreti Ali(ra) o günleri şöyle anlatır;
“Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alırdı, beni koklardı, lokmayı çiğner, ağzıma verir yedirirdi.. Ben de her an, devenin yavrusu, nasıl anasının ardından giderse, onun ardından giderdim; o her gün bana huylarından birini öğretir ve ona uymamı buyururdu. Her yıl Hira Dağı’na çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu ben görürdüm, başkası görmezdi. Beni omuzuna alır Mekke’nin dağlarında, vadilerinde, sokaklarında dolaştırırdı.

Hazreti Ali (ra) Hatice validemizden sonra Müslüman olan ikinci kişidir.

Peygamberimiz (sav)’i Hazreti Hatice ile namaz kıldıklarını görünce, “Bu ne?” dedi.

Peygamberimiz(sav)de;

-Ya Ali bu Allah’ın seçtiği beğendiği dinidir, ben seni bir olan Alllah’a inanmaya davet ediyorum, dedi

Ali;

“Ben bu hususta babama danışayım” deyince Peygamber (sav) “Ya Ali sana söylediğimi yaparsan yap yapmayacak olursan gördüğünü kimseye söyleme” dedi.

Bütün gece uyuyamayan Ali sabah vaktinde Hazreti Muhammed (sav) in yanına varır. Dünkü davetini kabul etim şehadet getirip namaz kılmak istiyorum” der Hazreti Muhammed (sav);

-Babana danıştın mı? diye sorar.

Hz. Ali;

-Hayır Allah beni yaratırken babama danışmadı, ben Allah’a inanmak için niçin babama sorup danışayım? diye cevap veren10 yaşlarındaki bu çocuk Nur çocuk islam defterinin bir numarası olmuştur.

İlmin kapısı olan Hazreti Ali (ra);

“Yemin ederimki ben Kur’an-ı Kerim’den inen her ayetin nerede indiğini neye ve kime dair olduğunu bilirim” diyerek ilminin erişilmezliğini ortaya koymuştur.

Gayb alemi açılsa her şeyi görsem yakinim artmayacak diyebilecek kadarda iman yüklü idi.

Peygamberimiz(sav) kendisine çok güvenirdi Hazreti Ali (ra)’yle kabeye gizlice girip putları yere düşürüp kırmışlardır.

Peygamberimiz (sav) kendisini çok küçük yaşta olmasına rağmen Yemen’e kadı olarak göndermiştir. Gitmekte tereddüt eden Hazreti Ali’ye Allah senin kalbine doğruyu gösterecek dilini doğurlukta sabit kılacak davalılar önünda oturduklarında her ikisinide dinlemeden hüküm verme diye nasihatta bulunmuştur.

Hazreti Ali (ra) “Vallahi bundan sonra hiç tereddüde düşmedim.”diyor.

Peygamber (sav) efendimiz hicret ettiği gece canını ortaya koyup O’nun yatağına yatmış ve bu fedakarlığından dolayı “İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla canını satar.” (Bakara/207) ayeti kerimesi nazil olmuştur.

Peygamberimiz (sav) emniyetli bir şekilde Mekke’den uzaklaşınca, İslâm Peygamberi(sav)’ne emanet edilen çeşitli emanetleri sahiplerine iade ederek annesini, Resul-ü Ekrem’in kızı Fatma’yı başka iki kadınla birlikte alıp Medine’ye doğru hareket etmiştir. 450 km lik sarp yolları zorluklarla aşarak Medine’ye vardıklarında Hazreti Muhammed(sav) kendilerini karşıladı, hallerini görünce boynuna sarıldı, ağladı, bağrına bastı.

Hayber’de yetmiş kişinin yerden zorla kaldırabildiği kapıyı omuzlayıp kar makinası gibi yolları açarak zaferin kazanılmasında önemli rol oynamıştır.

Hazreti Ali namazı öyle kılardı ki vücuduna batan bir oku namaz kılma esnasında çıkarmışlar hiç acı duymamıştır. Canın yanmadı mı? diye soranlarada “Kuşu kafesten salıverdikten sonra kafesi parçalayacak olsanız kuşun bundan haberi olurmu?“diye cevap vermiştir.

Orta boylu, buğday renkli, ak ve uzun sık sakallı idi, yüzü çok güzeldi, gözleri genişti, göğsü enli, başı saçsız idi.

Son derece kuvvetli bir hatipti, her nutku belagat şaheseridir.

Nahiv ilminin esasları hazreti Ali tarafından vaz olunmuştur. Halife olmadan önce nasıl yaşıyorsa halife olduktan sonrada öyle yaşamıştır.

Servet sahibi bir adam olmamakla beraber son derece kerim idi.

Harb ederken dahi düşmanlarına acır, haddi tecavüz etmezdi. Hazreti Ali reyinin isabeti ile meşhurdur.

Gecenin karanlığında mihraba gelir, ibadet eder, düşünürdü. Dünya onu hiç aldatmadı.

Hazreti Osman (ra)’ın evi muhasara altına alınınca oğulları ile yardıma koşmuş Hazreti Osman (ra) şehit olduğundada oğulları Hasan(ra) ile Hüseyin(ra)’e fena halde hakaret etmiş, Talha (ra) nın oğlu Muhammed ve Zübeyr(ra)’in oğlu Abdullah’a ağır sözler söylemiş “siz yaşarken onun şehit düşmesine nasıl imkan bıraktınız” demiştir

25 yıl birlikte kaldığı Allah Resulü(sav) efendimizden 586 adet Hadisi şerif rivayet etmiştir.

Hazreti Fatıma ev işlerinde çok yoruluyordu, birlikte Peygamberimiz(sav)’e gidip bir hizmetçi istemişlerdi. Peygamberimiz(sav)’de kendilerine yatarken 33 Allahuekber ,33 Elhamdülillah, 33 Sübhanallah demeniz hizmetçiden daha faydalıdır deyip geri göndermiştir.

Peygamberimiz(sav) Medine’de tüm müslümanları birbirleriyle kardeş yapmış Hazreti Ali(ra)’yide kendine kardeş etmiştir, kızı Fatıma’yıda Hazreti Ali’ye nikahlamış onu damadı yapmıştır.

Tebük seferi hariç Efendimiz(sav) katıldığı tüm seferlere katılmıştır. Bedir savaşında tek başına 20 Uhud’da 9 kişiyi öldürecek kadar kuvvetli ve savaşçı idi Cebrail(as)’da Hazreti Ali’nin yiğit ve fedai olduğunu söylemiştir.

Hendek savaşında Amr Bin Abduved’i öldürerek zaferde önemli bir yeri olmuştur.

Hazreti Ali(ra) Sıffin’de zırhını düşürmüştü. Savaştan sonra bir Hıristiyan’da görünce, “Bu zırh benimdir!” diye dava etmiştir Hıristiyan inkâr edince Kûfe Kadısı Hazreti Şureyh Hazreti Ali (ra)’den şahit istemiştir. Şahitlerden biri oğlu Hasan olunca Kadı, “Evladın babası lehine şahitliği şer’an makbul değildir.” diyerek yeni bir şahit talep etmiştir. Hazreti Ali’nin Hazreti Ali’ den başka şahidi yoktur deyince dava düşmüştür. Kadı Şureyh’in hassasiyeti Hazreti Ali(ra)’nin hoşuna gitmiştir. Davalı ise hayretler içinde kalmıştır Zırhı aldıktan sonra birkaç adım ilerleyip durmuş, sonra geri dönüp, “Bu mahkemenin verdiği hüküm ancak Peygamber’in hükmü olabilir!” diyerek Müslüman olmuş, zırhın Hazreti Ali(ra)’ye ait olduğunu söyleyerek geri vermiştir Hazreti Ali(ra) bu manzara karşısında zırhı geri almayıp bu yeni Müslüman kardeşine bağışlamış, ona bir de at hediye etmiştir .

Hazreti Muhammed(sav)’in vefatında 33 yaşında olan Hazreti Ali Peygamberimiz(sav)’in yıkanması ve kefenlenmesi işlemini bizzat kendisi yapmıştır.

Hazreti Ali yüzünü hiç puta dönmeden islamla şereflendiği için “kerremellahu veche” ünvanını almıştır.

Hazreti Muhammed(sav)’in hem damadı hem de amcasının oğlu olan Hazreti Ali(ra) fitnenin bir kasırga halinden her tarafı kasıp kavurduğu bir ortamda halife oldu. Hazreti Ali(ra)’nin halife oluş şartları tek kelimeyle yürek parçalayıcıydı, gerçekten ilginç bir durum vardı. Bir taraftan kimsenin haksız yere burnunun bile kanamasını istemeyen yeni yönetim; öbür tarafta Müslümanların emiri, Hazreti Peygamber(sav)’in damadı, dünyada iken cennetle müjdelenmiş bir cennet insanı. Hazreti Peygamber(sav)in bile haya ve edebine saygı duyduğu, aynı saygıyı meleklerin bile duyduğunu ifade ettiği bir halifenin yerde duran kanlı cenazesi…

Hazret Ali(ra), 4 yıl 9 ay süren hilafet’i müddetinde Peygamber(sav)’in siretine uyup, hilafet’e inkılap ve kıyam ruhu verdi. Toplumda çeşitli ıslahlara baş vurdu.

Hazreti Ali(ra) çıkan karışıklıkları yatıştırmak için Basra yakınlarında Ayşe, Talha ve Zübeyr gibi İslamiyetin tanınmış simaları ile karşılaştı bu olay Cemel Vakası adıyla bilinmektedir.

“Cemel Vakası Hazreti Ali(ra) ile Hazreti Talha(ra), Hazreti Zübeyr(ra) ve Hazreti Aişe-i Sıddika(ra) arasında olan muharebe; adalet-i mahza ile adalet-i izafiyenin mücadelesidir:

Bu olayları Bediüzzaman Hazretleri şöyle değerlendiriyor:

“Hazreti Ali(ra), adalet-i mahzayı esas edip,Hazreti Ebubekir(ra)ve Hazreti Ömer(ra) zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş. Muarızları ise Hazreti Ebubekir(ra), Hazreti Ömer(ra) zamanındaki islamın gücü adalet-i mahzaya müsait idi. Fakat,zamanın ilerlemesiyle İslamiyetleri zayıf muhtelif akvam, hayat-ı içtimaiyeye girdikleri için, adalet-i mahzanın tatbikatı çok müşkül olduğundan, “ehvenü’ş-şerri ihtiyar” denilen adalet-i nisbiye esası üzerine içtihad ettiler. Münakaşa-i içtihadiye siyasete girdiği için muharebeyi intaç etmiştir. Madem sırf “Lillah” için ve İslamiyetin menafii için içtihat edilmiş ve içtihattan muharebe tevellüt etmiş; elbette hem katil, hem maktul ikisi de ehl-i cennettir… İkisi de ehl-i sevabdır diyebiliriz. Her ne kadar Hazreti Ali(ra)’nin içtihadı isabetli ve mukabilindekilerin hata ise de, yine azaba müstahak değiller. Çünkü, içtihat eden hakkı bulsa, iki sevap var. Bulmazsa, bir nevi ibadet olan içtihat sevabı alarak bir sevap alır. Hatasından mazurdur.

Bediüzzaman Hazretleri, Hazreti Ali(ra)’nin başına gelenleri ise şöyle yorumluyordu.

“O mübarek zat, siyaset ve saltanattan ziyade, daha çok mühim başka vazifelere layık idi. Eğer tam muvaffakiyeti siyasiye ve tamamen saltanat olsaydı. “Şah-ı Velayet” unvan-ı manidarını bihakkın kazanamayacaktır. Halbuki zahiri ve siyasi hilafetin pek çok fevkinde manevi bir saltanat kazandı ve Üstad-ı küll hükmüne geçti; hatta kıyamete kadar saltanat-ı manevisi baki kaldı.

Peygamberimiz(sav)’e Cebrail (as) tarafından vahiy yoluyla getirilmiş olan ve Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin düzenli okuduğu virdlerden biri olan tüm tazeliğiyle günümüze kadar ulaşan ilim hazinesi,mahlukat ilimlerinin içinde toplandığı “celceletüye” Hazreti Ali(ra)’nin manzumei kasidesidir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’da Celcelutiye hakkında bazı malumatlar vermiştir. Yazımızda onlarada yer vermeyi uygun bulduk.

“Celcelutiye’nin esası ve ruhu olan, ‘El-Kasemü’l-Cami ve Ed-Da’vetü’ş-Şerife ve El-İsmü’l-Azam (dır.)’ İmam-ı Ali Radıyallahü Anh’ın en mühim ve en müdakkik Üveysî bir şakirdi ve İslâmiyet’in en meşhur ve parlak bir hücceti olan Hüccet-ül İslâm İmam-ı Gazalî (ra) diyor ki: ‘Onlar vahy ile Peygamber(sav)’e nâzil olduğu vakit Hareti Ali(ra)’ye emretti: Yaz. O da yazdı. Sonra nazmetti.’ İmam-ı Gazalî (ra) diyor: “…Şüphesiz o, dünya ve ahret hazinelerinden bir hazinedir.”

Celcelutiye’nin aslı vahiydir ve esrarlıdır ve gelecek zamana bakıyor ve gelecekteki işlerden haber veriyor.

Hazreti Ali(ra)’ın en meşhur Kaside-i Celcelutiyesi, baştan nihayete kadar bir nevi hesab-ı ebcedî ve cifir ile te’lif edilmiş ve öyle de matbaalarda basılmış.”

“Celcelutiye, Süryanice bedi’ demektir ve bedi’ manasındadır.

Hazreti Ali, Nehrevan Savaşı’nda rakiplerini ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu savaştan sonra, Hariciler’den üç kişi Mekke’de Müslümanların siyasi durumları hakkında bazı müzakereler yaptıktan sonra Ali, Muaviye ve Amr bin As’ı öldürmeyi kararlaştırdılar. Bu üç kişiden Abdurrahman bin Mulcem, Ali’yi öldürmeyi üstlendi ve Kufe’ye hareket etti. Ramazan ayının 19. günü şafak vakti namaz kılarken zehirli kılıcıyla Hazreti Ali’yi yaralamıştır.

İbni Mülcem yakalanıp huzuruna getirildiğinde, bunun yemeğini yedirip, istirahatini temin edin. Yaşayacak olursam cezalandırır ya da affederim. Ölürsem cezasını verin, fakat sakın haddi aşıp Müslümanların kanına girmeyin. Zira Allah haddi aşanları sevmez!” buyurmuştur

Hazreti Ali(ra), Abdurrahman bin Mulcem’in kılıç darbesinden sonra şöyle dedi: Kabe’nin Rabbine andolsun ki, kurtuluşa erdim!.

“ölümüm aç iken gelsin” diyen Hazreti Ali (ra), oğullarına “Allah’a kulluktan ayrılmayın dünya size gelsede siz ondan kaçın daima hakkı söyleyin her işiniz Allah için olsun” diye vasiyet etmiştir.

İki gün evinde yattıktan sonra, 661 yılında 63 yaşında iken Küfe’de Ramazan ayında âyeti kerimeler okuyarak âhiret sınırına yaklaşmış, sonunda “Lâ İlâhe illallah Muhammedun Rasûlullah” diyerek bu dünyadan çekilmiş cennet yurduna adımını atmıştır. Hazreti Ali (ra)’yi oğulları Hasan ve Hüseyin yıkamışlar namazını Hasan kıldırmış Kabri Irak’ın Necef şehrindedir.

Hz. Ali Sözleri; Anlamlı Hz. Ali sözleri.
  1. Sakın insanın iyisi ile kötüsünü bir tutma. Çünkü bu eşitlik, iyileri iyilikten soğutur.
  2. Sırrını iki kimseden başkası bilmesi. Sen ve Rabbin
  3. Dünyada iki kişinin rızasını almakta hırslı ol. Annen ve Babanın.
  4. Sıkıntı ve musibitlere karşı iki şey ile Rabbine sığın; Sabır ve Namaz
  5. Senden vazgeçene rağbet etme.
  6. Şu iki insanı asla unutmayın. İhtiyaç anında yanınızda olanı, zor zamanda yalnız bırakanı.
  7. Fakirin ihtiyacı zenginin israfı kadardır.
  8. Fazla yemek ve yemek üstüne yemekten kaçının. Zira fazla yiyen kimse fazla hasta olur.
  9. Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider
  10.  Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan bir kimsenin kusur ve zaaf noktaları aşikar olur.
  11. İki yüzlü çıkarcı insanlardan uzak durmak çok zordur. Onlar yapmacık sevgilerini gösterip içlerinde kötülüğü saklarlar. Onları hoşnut tuttuğun sürece sana sevgi duyarlar ve sen bir şeyler verdikçe mutlu olurlar.
  12. Düşünme ve sevinme! Zamanın Sana ne sakladığı bilinmez.
  13. Her sırtını sıvazlayanı dost sanma, belki bıçaklayacak “Yer” arıyordur.
  14. Kendisine edep yüklenen kimsenin kötülükleri azalır.
  15. Fasık ve günahkar kimselerle arkadaş olmaktan kaçın çünkü kötülük kötülüğe kavuşur.
  16. Sabır iki kısımdır; belaya sabır iyi ve güzeldir. Bundan daha güzeli, haramlara karşı sabırdır.
  17. Sırlarını ona buna açıyorsan başına gelecek zilletlere razı ol.
  18. Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan kimse birçok üzüntü ve acı çeker.
  19. Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın.
  20. Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır. Fazilet, gücü yettiğinde affetmektir.
  21. Kendini tanımayan kimse kurtuluş yolundan uzaklaşarak cehalet ve sapıklık yoluna giriverir.
  22. Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.
  23. Sabır iki türlüdür: istemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek ve sevdiğin, istediğin şeye sabretmek.
  24. Mal, harcandığı kadar sahibine ikramda bulunur. Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihanet eder.
  25. Söz sizin ağzınızda olduğu sürece, söz sizin esiriniz, söz ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözünüzün esiri olursunuz.
  26. İyi niyetlilik gönle ferahlık, bedene esenliktir.
  27. Sana niçin yaptığını sorduklarında utanacağın ve yalanlamaya kalkacağın işleri yapmaktan çekin.
  28. Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız.
  29. Kendi çocuğunu edeplendirdiğin şeyle yetimi de edeplendir ve çocuğunun eğitimi için yararlandığın yerden yetim için de yararlan.
  30. Yanlışını gününde görüp nefsine sitem edersen yanlışın faydaya dönüşür. Dünde kalan yaşam geçmişle yok olur gider.
  31. Yalancıların başlıca sıfatları şunlardır: önce sana diller döker, birçok şeyler vaat eder, sonra senden vazgeçer, daha sonra da arkandan senin aleyhine birçok şey söyler.
  32. Zamanının bir kısmı maziye karıştı. Geride kalan günlerinin sayısı da belli değil, fırsat varken çalış.
  33. Memurlarınızın hareketlerini kontrol ediniz ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanınız. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap veriniz.
  34. Amel eden cahil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. Bu yürüyüşü ona, ihtiyacından uzaklaşmaktan başka bir şey kazandırmaz.
  35. İlim hiçbir servet ile satın alınmaz. Onun içindir ki, bir cahil ne derecede zengin olursa olsun, en fakir bir âlim ile mukayese olunmaz.
  36. Öfke kötü bir arkadaştır. Kusur ve çirkinlikleri açığa çıkarır, insanı kötülüğe yakınlaştırıp iyilikten uzaklaştırır.
  37. Zalime gelip çatan adalet günü, mazlumun uğradığı cevir ve cefa mihnetinden çetindir. Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı genişlik yüz gösterir.
  38. Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el açmak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın.
  39. Yaptığı günah bir işle öğünmek, o günahı yapmaktan daha kötüdür.
  40. Akıllı; şehvetten uzaklaşan, ahireti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız ihtiyacı kadar ve delille konuşur, sadece ahiretinin ıslahı için çalışır.
  41. Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan kimse birçok üzüntü ve acı çeker.
  42. Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz çünkü onlar kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.
  43. Zaman bana karşı maske takındı, beni tanımazlıktan geldi, bilmedi ki ben güne saygılıyım ve talihsizliklerin en korkulusunu bile kolay şeymiş gibi karşılarım.
  44. Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.
  45. Takva, dini ıslah, nefsi muhafaza eder ve mürüvveti süsler.
  46. Kendini cömertliğe alıştır ve her ahlakın en iyisini seç çünkü iyilik alışkanlık haline gelir.
  47. Sabır iki kısımdır: sevmediğin şeye sabretmek ve sevdiğin şeye sabretmek.
  48. Söz dilinin sustuğu ve amel dilinin söylediği nasihat hiçbir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hiçbir fayda bir olmaz.
  49. Yumuşak ahlak soyluluk ve büyüklüktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez tükenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin sonuçlarını görür ve duyarsın.
  50. Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.
  51. İlim, insanı Allah’ın emrettiği şeylere götürür, züht ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır.
  52. Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el açmak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile, onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın.
  53. Kıskançlık insanın kalbi ve sinirleri üzerinde kötü etkiler bırakır ve insanı hasta eder.
  54. Şerefine düşkün olan kötü cevap almaktan kendini sakınır. İnsanların davranışlarını düşünerek ve gözeterek onlarla uyum içinde yaşayan kendi kişiliğini de korur.
  55. Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz çünkü onlar kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.
  56. Yumuşak ahlak soyluluk ve büyüklüktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez tükenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin sonuçlarını görür ve duyarsın.
  57. Kim bir işte halka öncü olursa, başkasını terbiyeye kalkmadan kendisini terbiye etmeli. Bu terbiye de diliyle öğüt vermeden önce, huyuyla öğüt vermek suretiyle olmalı. Nefsine muallim olup kendini terbiye eden kişi, insanlara muallimlik edip onları terbiye edenden daha fazla ululanmaya değer.
  58. Söz dilinin sustuğu ve amel dilinin söylediği nasihat hiçbir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hiçbir fayda bir olmaz.
  59. Söz sizin ağzınızda olduğu sürece, söz sizin esiriniz, söz ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözünüzün esiri olursunuz.
  60. Yaşamın tecrübeleri doğru karar verebilmeyi öğretti, öyle ki artık beni bitirmeye, yok etmeye gelen şeyleri ben bitirip yok ettim.
  61. Yeni ilmi şeyleri öğrenmekle, kalbinizin yorgunluğunu ve rahatsızlığını giderin çünkü kalpleriniz de vücudunuz gibi yorulur.
  62. Sözünde duramayacağın bir yerde söz verme ve kefaletine vefa edemeyeceğin yerde kefil olma.
  63. Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz.
  64. İlim meclisi cennet bahçesidir.
  65. Allah seni hür yarattı, tamah seni kul etmesin.
  66. Söyleyene bakma, söylenene bak.
  67. Hırs ve tamah, yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır.
  68. Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.
  69. Sükut yalan söylemekten ve başkalarını çekiştirmekten herhalde evladır.
  70. Şehvet bir kapıdan girer, akıl öbür kapıdan çıkar.
  71. Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.
  72. Kötülükten çekinmek, iyi bir iş yapmaktan yeğdir.
  73. Şer'den çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.
  74. Zayıfları ziyaret etmek alçak gönüllülüktendir.
  75. Susmak ağırbaşlılığı artırır.
  76. İyilikle emretmek, insanların en faziletli amelleridir.
  77. Şeref ve namus, en büyük hazinedir. Onlara malik olanlar, hayatlarını daima memnun ve mesut geçirirler.
  78. Söz ilaçtır; azı yaşatır, çoğu öldürür.
  79. Şeref ve soyluluk, yüksek özellik ve niteliklerden gelir, ataların çürümüş kemiklerinden değil.
  80. Şükür nimetlerin süsüdür.
  81. Kıskançlık vücudu kemirir.
  82. Şerefli ve önemli bir mevkiiniz olması için bilime sarılınız.
  83. Kıskançlık ruhun hapsidir.
  84. Sözün gümüş olsa da, ey nefs sükut (suskunluk) altındır.
  85. Sözün güzelliği, kısalığındadır.
  86. Kıskançlık insanın dünyasını karartır
  87. Şiddetli istek mutluluğun en büyük düşmanıdır.
  88. Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.
  89. Yaptığın iyilikleri ve sana anlatılanları gizle.
  90. Fırsat yaz bulutu gibi gelip geçer, elinize geçtiğinde faydalanmasını bilin.
  91. Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.
  92. Fikir sahibi her şeyden ibret alır.
  93. Yeni mal mülk edinmeden önce yığdıklarınızı kullanınız.
  94. Yoksullar bazen çok müşkül durumlarda kalırlar. Söyledikleri sözler ne kadar doğru olursa olsun, onları dinleyenler sözlerine kulak asmazlar.
  95. Kıskanç kimse daima hasta olur.
  96. Kıskançlık hasta eder.
  97. Zamanın icaplarına uymayanlar, sürüden ayrılmış koyunlar gibi geri kalırlar.
  98. Yoksullarla otur, şükrünü artırırsın.
  99. Kendini bilmeyen başkasını nasıl bilir?
  100. Kınama ve azarlamada aşırı gitmek inada neden olur.
  101. Kıskanç insan hiçbir zaman rahat ve huzur yüzü görmez.
  102. Kıskançlık hastalıkların en kötüsüdür.
  103. Ölümü unutmak, kalbi paslandırır.
  104. Faziletlerin başı ilimdir.
  105. Fazilet sahibinin kıymetini, ancak fazilet sahibi bilir.
  106. Kıskançlık ateşin odunu yediği gibi iyilikleri yer.
  107. Yoksulluğunu gizle, yoksa itibarın sıfıra iner.
  108. Zaman ibret aynasıdır.
  109. Zaman uzasa, sonu gecikse bile sabreden mutlaka zafere ulaşır.
  110. Yola düşmeden arkadaşı, eve girmeden de komşuyu sor.
  111. Yumuşak konuş, sevilirsin.
  112. Yüce kişinin aç kalınca, aşağılık kişinin karnı doyunca saldırısından korkun.
  113. Yükseklik taslamak alçaltır, alçak gönüllülük yükseltir.
  114. Zenginlik gurbette bir vatan, fakirlik vatanda bir gurbet gibidir.
  115. Zaman kendine uymazsa, kendini zamana uyduranlar en akıllı kimselerdir.
Devamını Oku..

28 Temmuz 2020 Salı

Üstad Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

Üstad Necip Fazıl Kısakürek sözleri, Necip fazıl Ayasofya sözleri, üstad necip fazıl anlamlı sözler, necip fazıl abdülhamid sözleri, necip fazıl sözleri dini, necip fazıl kısakürekin en güzel sözleri.

Üstad Necip Fazıl Kısakürek sözleri, Necip fazıl Ayasofya sözleri, üstad necip fazıl anlamlı sözler, necip fazıl abdülhamid sözleri, necip fazıl sözleri dini, necip fazıl kısakürekin en güzel sözleri.


Üstad Necip Fazıl Kısakürek Ayasofya sözleri..
  • Ayasofya açılmalıdır..
  • Türk'ün kapanış bahtıyla beraber açılmalıdır
  • Yalnız manayı anlasak yalnız onu yerine getirebilsek
  • Ayasofya'nın kapıları sabır taşı gibi çatlar kendi kendisine açılır.
  • Kendi öz evimizde ruh ve mukaddesat odamız Ayasofya budur!
  • Üstün hükümdar Başbuğ ve aksiyon adamı Fatih İstanbul'u fethedip onun kalbi Ayasofya'da namazını eda ettiği zaman taarruz kıskacının mihver çivisini ele geçirmişti
  • Yalnız Fathi'tedir ki, kendi zaman ve mekanına göre dava hedefi muhteşem ve muazzam bir tamamlık içinde göze çarpıyor.
  • İşte bütün bunları sembolize eden remzlendiren de Doğu ve Batı dünyalarının kavşak noktası cihanın en güzel beldesi İstanbul ve onun kalbi Ayasofya.
  • Hilalin kanatlarıyla kendisine gök kubbe yolu açılan böylece 20. Asır dünyasına gerçek medeniyet ve ebediyet mimarisinin ne olduğu kendisi ile gösterilen Batı aklı ve Doğu ruhunu birleştirici eski Bizans eseri ve yeni tekbir yuvası tarihi kubbe.
  • Ayasofya ne taş ne çizgi ne renk ne hacim ne de bunların madde senfonisi sadece mana yalnız mana…
  • Ayasofya bir mananın zıt manaya taarruz ve onun zebun edişinin bütün dünyada eşi olmayan abidesidir.
  • Yeryüzünde çok kilise camiye ve nice cami kiliseye çevrilmiştir ama böylesi tarihi şartları bakımından tektir.
  • Fatih Sultan Mehmed bu hikmeti sezdi ve Ayasofya'yı İstanbul gibi misilsiz bir mahfazanın içinde güneş çapında bir pırlanta gibi zapt ve fethetti.
  • Ayasofya açılacak!
  • Aziz bir kitap gibi açılacak!

Sahte Kahramanlar konferansından
Dâvâ, gerçek ölümsüzlüğü bulmakta.
Bedr gazasında oğul babasının başını keser ve Resûlullah'ın önüne koyar. İşte inkılâp! Hani ya, Arab'ın, dünyayı verseler bırakmayacağı soy - sop gayreti? İnkılâp diye buna derler ve ondan sonra olacaklara...

Viyana'da Kara Mustafa'nın yenilmesi ne askerîdir, ne iktisadîdir, ne şudur, ne budur; sadece ahlâkîdir.
Her felsefe mektebi, öbür mektebinin yanlışını çıkarmak için faydalıdır; kendi hakikatiyle değil..
İşte o belalı Rönesans... Orada bâtıl ve kaba taassuba karşı, birtakım fikir kahramanları görüyoruz: Bruno gibi. Ateşe atılır ve o dakikada papazın kendisine uzattığı putu ayaklarıyla iter.
Büyük tefekkür plânında ve büyük içtimaî sistemde milletçe zayıf olduğumuzu söylebilmemiz lâzım.
Nitekim Nâsır'ın karşısında halis kahramanlardan bir büyük şehit görüyoruz: [Seyyid Kutup]. [Seyyid Kutup], takınmış olduğu sosyalizma tavrı ve büyük sahabî Hazret-i Osman'a dil uzatmış olma felâketinden istiğfar ederek can verdiyse büyük şehittir.
Din ve İslâm düşmanlığına Ziya Gökalp'in, bizzat eserleri şahitti. Fakat o hanımın şehadetinde de; kahraman sanılan zatın ruhundaki maraza ait korkunç bir delâlet tütüyordu.

İslâm ve Öbürleri konferansından
Komünizm sosyalizmin azmanıdır. Komünist olmaya razı olunmadan sosyalist olunmaz!
Ne mutlu Müslüman'ım diyene! (Konferansın son sözüdür.)
Hesaplaşma konferansından
Eğer onlar tam Müslüman olsalardı bugünler başımıza gelmezdi. Onlar... Kabukta kalmış adamlar... Bizim istediğimiz bir nesil var: Allah'ın Sevgilisi'nin beklediği bir nesil. Bu nesil, siz olacaksınız! Mükellefsiniz! Ya olun, ya ölün!
Ağlayalım ve dua edelim. Duanın icabını yapalım.

Dünya Bir İnkılâp Bekliyor konferansından
Doğrudan doğruya söylüyorum: Lâiklik bize göre samimi ve hakiki bir kelime değildir. Kutup ayısını, hurma ağacının ikliminde besleyemezsin!
Tek yol dine dönmek: Tek din İslâm!

Her Cephesiyle Komünizma konferansından...
Çoğu, sigâya çekilecek olsalar, komünizmi de bilmeyen, komünist bile olmaktan âciz, lâfta ilerilik heveskârı küfür yobazlarıdır.

Tanzimattan beri devam eden sahte inkılâplar ve bu inkılâpların türettiği sahte kahramanlar, dâvâmızın, müşahhas plânda baş meselesidir.
Büyük Doğu, âlem olduğu mefkûre çerçevesinde senfonik bir orkestra.
Her şey Doğu'dan geldi; her şey, her şey, yani ruhumuz.
Mesele, Batı'yı anlamak. Dâvânın en nazik istikâmeti, bütün mâzi ve tarih hükümlerinin özü ve halinde bugün Doğu'nun Batı'ya karşı nasıl bir anlayış tavrı takınacağında.
İlk buhran devremizde, bağlı olduğumuz iman manzumesinin vecda ve aşkını kaybettikten sonra anlamadan kabuğa mıhlı kalmak yüzünden, Batı harikasını hemen müşahede altına alıp ciğerlerimize sindirmek ve şahsiyetimizi kaybetmeksizin kanımızda eritmek imkanlarından nasıl mahrum kaldıksa; ikinci buhran devremizde, ayılmak bilmez bir hayret ve dehşet psikolocyası altında, Batı'nın kabuğunu bir türlü oyamadık ve meyvesine eremedik.
Şahsiyeti, Fransızların (Lejyon d'onör) nişaniyle mükâfatlandırılan Tanzimat'ın Mecelle'sine karşılık, boyacı küpü tercüme kazanına sokulup çıkarılmış İsviçreli Türk Medeni Kanunu nedir?
Düşünmediğimizi düşünmedikçe düşünebilmekten uzak yaşayacağız.
Yalnız İslâmiyete inanıyoruz!
O küllî şeyin adı ki İslâm, her şey onda, o da her şeyde..
İnsan olduğu için İslâm oldu; ve İslâm olduğu için insan vardır.
Bir kişinin herkes, herkesin de bir kişi olduğu hakikati İslâmındır.
Âlemde tek adalet kaynağı, İslâm.
İslâmiyet'in kılıcı bizzat merhamettir. Hıristiyanlıktaki sun'i merhamet edebiyatı değil..
Aya biz gidecek ve oraya, bilmem kaç yıldızlı Amerikan bayrağı yerine Tevhid livâsını biz dikecektik!
Fakat İmparatorluk o kadar cüsselidir ki, can çekişirken bile dünyayı titretmektedir.
Tanzimatın, olmaması değil, aksine, İslâmlık emrinde ve çok daha geniş ve köklü bir hareket şeklinde olması lâzımdı.
Giden şey İslâm, gelen şeyse hiçti.
Kanunî devrinden beri gerçek inkılâbı bekliyoruz.
Gerçek Türk tarihi henüz yazılmamıştır. Yazılabilseydi zaten mesele yoktu.
Fakat sadece ruhlarda ve düşünce çevresinde bir inkılâp.
Bu inkılâbın âletleri, söz ve kalem..
Çölde, devesine, kölesiyle nöbetleşe binen Reisler Reisi'nin ahlâkı. Buna muhtacız..
İslâm ahlâkı, buna muhtacız.
Biz, gerçek milliyetçiliği, geriye doğru değil, ileriye doğru, menba istikâmetinde değil, mansap istikâmetinde, tohum üstünde değil ağaç üstünde karar kılıcı bir anlayış ve görüşe bağlıyoruz.
İnsan hür değildir; hür olan, eşek veya köpek.
Hürriyet bir gâye değil, vasıtadır ve gâye bir tarafa bırakılıp vasıta gâyeleştirilemez.
Bir dilde uzun, dolgun ve çok heceli kelimeler, tefekküriyet ve medeniyet işaretidir.
Dünyada hiçbir dil yoktur ki, bugünkü Türkçenin yazılış derecesinde (fonetik-seslendirildiği gibi) olsun.
Ruhumuzun ırzına geçtiği sanılar Arapçayı karşılık, ruh ismet ve iffetimiz gâvurcaya karşı takdim ve teslim edilmiştir.
Bir milletin diliyle oynamak, onun hayatıyla oynamaktır.
Yine o, hep o, yalnız o, daima o.
Gerilerini dönüp, ileriye kıçlarındaki gözle bakanlar bize "gerici" diyor.
Gerici... O da ne kelime? Gerilerinde damgamız mı var ki gerici oluyoruz?
Gerici kelimesi, ancak gerilerini döndürmekten başk abir hüneri olmayanlara yakışır.
Hasret, vuslatın yarısıdır. İste ki olsun!
Sen yalnız düşün!
Sen, düşünmeyi düşünmekten başlayarak düşün, yeter!
Abdülhamid'i anlamak her şeyi anlamak olacaktır.
İslâm cemiyet ve beldesinin büyük meydanında ve bütün nazarlara karşı kadın, yüzünden, el ve ayaklarından başka hiçbir noktasını çıplak olarak gösteremeyecek derecede hayâ ve hicap ifade eder. Tek tel saçın bile dâhil olduğu bu hayâ ve hicap şartları yerine geldikten sonra kadın, aynı İslâm cemiyet ve beldesinin aynı meydanında en faal ve en vazifedâr bir unsur olabilir.
Fars tesiri korkunçtur; İslâmda en büyük kafalarla at başı, en hain bozguncu kelleleri de İranlı.
Bizim cemiyet ve devletimizde bile bile hırsızlığın cezası, cezaya ehliyet sınırları içinde, istisnasız ve kayıtsız ve şartsız, bir kolun kesilmesidir. Bütün suistimaller, sahtekârlıklar, dolandırıcılıklar, hile tertipleri, netice itibariyle hedef tuttuğu kast ve gaye esas olarak hırsızlığın şubeleri halinde sınırlandırılır ve ona hükümlendirilir. Bizim cemiyet ve devletimizde fuhuş ve zina kökünden yasaktır.
İster yerli, ister yabancı filmlerde, ahlâkî, ruhî, hissî, fikrî, siyasî, hattâ bediî ve zevkî en küçük zaaf, sakamet ve dalâlet ifadesi, böyle bir filmin yasak edilmesi için kâfi sebeptir.
Alenî ve ictimaî bir zina nazariyesinden başka bir şey olmayan dans, belki de bu münafık cephesiyle zinadan da iğrenç bir fiil olarak, Büyük Doğu mefkûresinin hiçbir noktasında barınamayacak bir fiildir; ve bu bakımından, aynı mefkûrenin en şiddetli yasakları arasındadır.
Kadınla erkeği müşterek ve ahekli hareketlerle vücut kıvrımlarını göstermeye davet eden ve ister bir çift, ister birçok insanın şehevî hareketlerinden ibaret olan dans, millî ve gayr-i millî bütün çeşitleriyle bizden değildir.
Bizde heykel yoktur.
Kerhane, meyhane, kumarhane ve bütün rezalethanelere "paydos!" diyecek bir nizam. (...) Adam öldüreni hemen öldürecek, hırsızlık edeni bir daha edemez hale getirecek; ve bütün içtimaî ihtilâtlarında ferde öz evinden daha emin sığınaklar gösterecek bir nizam. (...) Nizamların nizamı olan düzen, iki heceli ve beş harfli bir isim taşır:
İrtica, yatağımızın başucundaki bir bardak suya karıştırılan zehirdir.
Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz.
Reis Bey
Ne mutlu fikir vebalılarına; ve yazıklar olsun, eşek sıhhati içinde, günübirlik hayat çayırında otlayanlara!..
Babıali
Ben, emekliliği olmayan ve bir kenara çekilip pineklemeye izni bulunmayan bir dâva üzerindeyim.
Rapor 2
Hayat dayanılmaz bir ıstıraptır ve insanın bu ıstıraptan kurtulması lâzımdır. Istırap, ihtirastan doğar, istekten, arzudan... Istıraptan kurtulmanın tek çaresi ihtirastan kurtulmaktır. İhtirastan kurtulan da erer...
İslam ve Öbürleri
Yenilik dâvasında, "devrim" isimli nice hareketler vardır ki, beş aylıkken düşürülmüş kavanoz çocukları gibi sadece ölünün yenisidirler.
Çerçeve 4
Tek yol dine dönmek.. Tek din İslâm!.. Mânasını yıktığımız ve yaktığımız cami.. Batı O'nun eşiğinde.. Ya biz neredeyiz?
Dünya Bir İnkılap Bekliyor
İnsan başıyla fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, fikir öfkesidir.
Hücum ve Polemik

Allah, ızdırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.
Allah'ı bulamamacasına aramak, ebediyen aramak olan şiirin gayesi, ilk dayanak ve çıkış noktası olarak din temeline muhtaçtır.
Arı bal yapar, fakat balı izah edemez. Ağaçtan düşen elma da arz cazibesi kanunundan habersizdir.
Bir kız öğrenciyi, başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek, İstiklâl Savaşı başlarında ve Maraş'ta, düşmanlar tarafından başörtüsü çıkarılıp düşürüldüğü için başlayan millî şahlanışın ruhuna tükürmektir.
Biz şiiri iman için bilmişiz; ve bu mihrak bilgiyi, her bilginin geçtiği binbir yol ağzı biliyoruz.
Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını yorganını satardın.
Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.
Demokrasi, kendini çölde hayal edenlerin serabıdır. Yaşanmaya değer hayatı bul ve ölümsüzlüğe geç!
Dinin olmadığı yerde hiçbir şey yoktur; yokluk bile yok... Şiir ve san'atsa hiç yok...
Ey Türk ruhumun atomu. Çatla ve idealinin baş harflerini göklere yaz!
İdrâk, idrâksizliğin idrâkini idrâktır!
İnsan başiyle fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, fikir öfkesidir.
Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.
Kendi kendimizin altında kalmamalıyız ki cemiyetin üstüne çıkalım.
Mâsum, küçücük bir taşın beresi üzerine flaster yapıştırmak ne demek? Haklı, koca bir güllenin yere sereceği leşinin üstünü örtecek kanlı kefenden ne haber?
Şiirde gaye, kökte Allah ve mutlak hakikat olarak, dalda sırrilik ve remziliktir.
Şiirde baş unsur, fikirle hissin ara çizgisi üzerinde, duygulaşmış düşüncelerdir.
Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. Yürüyeceğim de, bas ve yürü!
Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.
Devamını Oku..

Mevlana Sözleri, alfabetik tüm sözler listesi

Hz. Mevlana Celaleddin Rumi'nin en güzel sözleri, mevlana sözleri aşk, mevlana sözler, mevlana sözleri kısa, anlamlı mevlana sözleri, mevlana ayrılık sözleri, mevlanadan sözler, mevlananın aşka dair sözleri, mevlana en etkileyici sözleri, mevlana güzel sözler..

Hz. Mevlana Celaleddin Rumi'nin en güzel sözleri, mevlana sözleri aşk, mevlana sözler, mevlana sözleri kısa, anlamlı mevlana sözleri, mevlana ayrılık sözleri, mevlanadan sözler, mevlananın aşka dair sözleri, mevlana en etkileyici sözleri, mevlana güzel sözler..

A

  • A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
  • Acele şeytan hilesidir, sabır ve tedbir Allah lütfu.
  • Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma... Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.
  • Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.
  • Adam savaşmakla çetin er sayılmaz, öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin.
  • Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.
  • Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.
  • Allah mermere emir vermez.
  • Allah merhalesinde akıl beygirine yol yoktur.
  • Allah üstünlük bakımından göz yaşını şehitlerin kanı ile eş tuttu.
  • Allah’a şükür, rızkı artırır.
  • Allah'ım sen kimi dertle hasta etmek dilersen ona ağlayış kapısını kapatırsın. Kimi de beladan kurtarmak dilersen gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin.
  • Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.
  • Aklın başına gelince pişman olacağın bir işi sakın yapma.
  • Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.
  • Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.
  • Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
  • Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.
  • Aşk nasip işidir, hesap işi değil. Aşk adayıştır, arayış değil. Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda, aşk sana uzak değil!
  • Aşk, bir uçurumdan düşmek gibi bir şey, işte bu yüzden sevgili'ye "yar" denir...
  • Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.
  • Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!
  • Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.
  • Aşk,etinden topuğuna kadar işlemiş bir nasırdır. Ya canın acıya acıya adım atacaksın ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. Fakat her iki yolda da tek bir gerçek olacak. Canın çok ama çok acıyacak
  • Aşka yanmalı can dediğin. Ya canan olmalı ya da canını almalı. Yar diyemezsin ki herkese içindeki yaran olmalı... Herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğin bir başka yanmalı.
  • Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
  • Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.
  • Adalet taksimcidir, bölüşülecek şeyleri o bölüştürür... fakat şaşılacak şey şu ki bunda ne cebir vardır ne de zulüm!
  • Aklın yoksa yandın, ya kalbin yoksa o zaman sen zaten yoksun ki.
  • Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.
  • Amaca sabırla varılır, acele ile değil.
  • Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
  • Akıllılar önceden ağlarlar; bilgisizlerse işin sonunda başlarını vururlar. İşin başında sonunu gör de ceza gününde pişman olma.
  • Ayna ile terazi, birisi incinecek yahut utanacak diye doğru söylemekten sakınır mı, susar mı? Ayna ile terazi, öyle kadri yüce ve doğru mihenk yerleridir ki sen onlara iki yüz sene hizmet etsen sonra aynaya desen ki "Ben sana bu kadar sene hizmet ettim, hatırım için beni çirkin gösterme" Teraziye desen ki "Yalvarırım sana, fazla tart, eksiğimi açığa vurma" Onlar sana cevap verir de derler ki "Zavallı, herkesi kendine güldürme, alemi kendine maskara etme" Ayna ile terazi hile bilmezler, yalan söylemezler. Doğruluktan ayrılmayan ayna ile terazi derler ki "Allah gerçeklerin bizim vasıtamızla tanınması, anlaşılabilmesi için kadrimizi yüceltti, bizi bu işte görevlendirdi. Bu doğruluğumuz olmasaydı, gerçeği olduğu gibi ortaya koymasaydık bizim ne değerimiz kalırdı? İyilerin güzellerin yüzlerini nasıl görür, nasıl gösterebilirdik?"

B
  • Bendeyim Kur'ân-a candan tende can durdukça ben, bir küçük toz zerresiyim ben Muhammed yolunun, kim ki bundan başka bir söz nakleder ise benden, bezmişim billâh hem ondan hem sözünden onun...
  • Beni yabancı saymayın, buralıyım ben
  • kendi evimi ararım sizin sokağınızda
  • Düşman değilim , öyle görünsem bile
  • aslım Türktür Hintçe (Farsça) konuşsam bile
  • Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.
  • Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar.
  • Beri gel, beri!
  • Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
  • Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik?
  • Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
  • Bir adamın camilere alıştığını görürseniz, imanlı olduğuna şahitlik ediniz.
  • Bir katre olma, kendini deniz haline getir
  • Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin.
  • Bir kimseyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.
  • Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.
  • Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
  • Bir iri adam bir oğlanı ele geçirdi. Bu adam bana kast eder diye çocuğun yüzü sarardı. Adam dedi ki "Güzelim, emin ol... sen benim üstüme bineceksin. Ben korkunç görünsem de aldırış etme, bil ki ben bir ibneyim. Deveye biner gibi bin üstüme, sür." İnsanların suretleriyle mânaları da işte böyledir. Dışardan adam görünürler, içerden melûn Şeytan! Ey Âd gibi ipiri adam, sen rüzgârın tesiriyle dalın vurduğu davula benziyorsun.
  • Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak aramamak demektir.
  • Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini.
  • Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil.
  • Bizi bilen bilir, bilmeyense kendi gibi bilir
  • Bil ki.. Domuzların önüne elmaslar serilmez, mücevherden ancak sarraflar anlar başkası bilmez, ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da, sana bakan kör ise kendini camdan sanma.
  • Bizi bizden başkası zaten ayıramazdı. Bize bunu bizden başkası yapamazdı. Ah be sevgili; hamdım belki ama piştim yandım. Zaten beni senden başkası yakamazdı.
  • Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan.Bana bir ben lazımım, bir de Anlayan.
  • Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder , hem kendini...Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi,emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini...
  • Bütün kâinat birbirine sevgi ile bağlanmış.
  • Sevgini vermesini öğren.
  • Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış.
  • Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış.
  • Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
  • Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
  • Büyük Allah’tan bizler niye terbiye isteriz? Çünkü terbiyesizler, Allah’ın lütfundan mahrumdurlar. Terbiyesiz, yalnız kendine kötülük etmez, bütün utanç ve erdem ufuklarını ateşler.
C
  • Can ve gönül de yani kalpte hakikat coşkunluklarını kaldıracak takat, kulakta da bunu işitecek istidad yoksa, ben kime ne söyleyeyim?
  • Can ararsan can olursun. Av için yemek ararsan yemek olursun. Neyi ararsan o olursun.
  • Canımız hayvan canından daha üstündür, neden? Çünkü daha fazla biliyoruz. Meleklerin canı da bizim canımızdan üstün. Çünkü onlarda hissi müşterek yoktur. Ehil olanların canlarıysa meleklerin canlarından üstündür, şaşkınlığı bırak! Melekler, Adem'e secde ettiler; çünkü onun canı, meleklerinkinden üstündür. Üstün olmasaydı secde ederler miydi? Üstün olanın daha aşağı mertebede bulunana secde etmesini emretmek doğru bir şey değil değildir, yaraşmaz.
  • Cenab-ı Hakk kâfir için necis dedi. Fakat dikkat et ki; kâfirlerin dışı pis değildir. O pislik onların din ve ahlakındadır.
  • Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.
  • Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır.
  • Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.
  • Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektir.
  • Can konağını aramadaysan, cansın; bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin, bir damla su arıyorsan susun,zulmün peşindeysen zalimsin,aşkı arıyorsan aşıksın,Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen. Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir.
  • Can'ı canan'a teslime hazır değilsen "ben aşk'ım" deme kimseye.
Ç
  • Çalış çabala da nura ulaş. Pekmez içinde ne kaynatılırsa pekmez lezzeti alır. Havuç, elma, ayva, ceviz pekmezde kaynasa pekmez tadı alır. Bilgi nura karışırsa inatçı ve kötü kişiler bile bilgiden nur bulur.
D
  • Daima başkaları için ağlayıp durma.Bir köşede oturup, biraz da kendin için ağla.
  • Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.
  • Denizde inciler derinde olur. Çer çöp sahilde olur.
  • Dışarıdan ışık kaynağı olmazsa, gözler renkleri farketmez, kör olur gider.
  • Dıştaki ateş suyla söner. Şehvet ateşi, parladıkça parlar; adamın yüzünün suyunu yerlere döker.
  • Dinle neyden duy neler söyler sana,
  • Derdi var ayrılıklardan yana.
  • Beni kamışlıktan kestiler keseli,
  • Ağlarım, ağlatırım herkesi.
  • Din düşmanlarının başına kılıç ol, kurt gibilere ateş saç; çünkü onlar, Yusuf düşmanıdırlar.
  • Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunurlar.
  • Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
  • Dertli bir adamın tereddüt ve dumanlarla dolu bir gönül evi vardır; derdini dinlersen o evde bir pencere açmış olursun.
  • Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
  • Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni
  • Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni
  • Hiç keder elem etme, boş yere matem etme
  • Düşmanlarını tanı, uzak dur, sitem etme
  • Ne fakiri aç gördüm ne zengini tok
  • Hedefine varır elbet doğru ok.
  • Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.
  • Dostun yanına hediyesiz gitmek,buğdaysız değirmene gitmek gibidir.
  • Duydum ki gıybetimi yapmışsın, yüzüme söylemekten kaçmışsın. Benim gibi bir acizden korkmuş Allah'tan korkmamışsın.
  • Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
  • Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir.

E
  • Edepli Edebinden Susar, Edepsiz de Ben Susturdum Zanneder..
  • Eğer baş, muhabbet ile dolmamışsa, o baş kuyruktan geridedir.
  • Eğer müslümanca yaşamak istersen Kur’ân’a sarıl; çünkü, onsuz islami hayat mümkün değildir.
  • Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin. Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki, aradığın ancak sensin sen.
  • Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
  • Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
  • Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
  • Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
  • Ey arkadaş, sufi, bulunduğu vaktin oğludur. Bu iş yarın olsun yarına kalsın demek, tarikat anlayışına uymaz.
  • Ey gönül! Ne tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir Sevgiliyi aramakla geçiyor.
  • Ey gönül! Gülü seviyorsan dikenini de seveceksin, deryayı seviyorsan dalgalarını da seveceksin, vuslatı seviyorsan firakını da seveceksin, sevgiliyi seviyorsan nazını da seveceksin, hayatı seviyorsan ölümü de seveceksin.
  • Ey İnsan! Kaf Dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var; üzdüğün kadar üzülürsün.
  • Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan, bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.
  • Ey zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun.
  • Ey çaresiz âşık! Bir bak bakalım senin değerin ne kadar?
F
  • Filozofların felsefesi, insanoğlunun zan ve şüphesini artırır. İslam’ın hikmeti ise, insanı yücelere ulaştırır...

G
  • Gelin bağa yeşiller kuşanan doğayı görün. Her köşede bir çiçek dükkanı açan doğayı görün. Güller gülerek sesleniyor bülbüllere: Susun, susarak doğayı görün.
  • Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
  • Genişlik, sabırdan doğar.
  • Gençliğin aynada göremediğini,yaşlılar bir tuğla parçasında okurlar.
  • Gerçek aşkta ne vefa vardır ne cefa.
  • Gerçekten de Mesnevi, Alemlerin Rabbi tarafından ilham olunmuş bir kitaptır.
  • Gerek yok her sözü laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.
  • Gönül kazanmak istiyorsan, sevgi tohumu ek. Cenneti kazanmak istiyorsan, yollara diken serpmekten vazgeç!
  • Gönül nuru olmayan gönül, gönül değildir. Bedende ruh yoksa topraktır.
  • Gönüllerini Allah'ı anarak, iyi işler yaparak cilalamış, parlatmış olanlar renkten ve kokudan kurtulmuşlardır. Onlar, her an, işlerinde bir hoşluk, bir güzellik hissederler. Onlar bilginin şeklini, dış yüzünü, kabuğunu bırakmışlar da mánásını ve özünü almışlar ve ayne'l-yakin bayrağını yüceltmişlerdir. Düşüncelerden, duyguların yükü altından kurtulmuşlar da aydınlığa kavuşmuşlardır. Benliklerini Hakk uğruna kurban etmişler, irfan denizi kesilmişlerdir. Herkesin korktuğu, ürktüğü, kaçtığı ölüme karşı, Hakk aşıkları, acı acı gülümser. Kimsecikler onların gönüllerine bir zarar veremez, zira zarar sedefe gelir, içindeki inciye gelmez.
  • Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
  • Gözünün cevherini nerede eskittin, beş duyunu nerelerde kullandın.
  • Gözünüzü açıp Kur’ân’a bakınız. Allah kelâmı olan kur’an’ın tüm ayetleri edep öğretmektedir.
  • Gül düşünür, gülistan olursun. Diken düşünür, dikenlik olursun!
  • Gülün dikene katlanması, onu güzel kokulu yaptı.
  • Gülene neden gülüyorsun diye sorulmaz, ama ağlayana sorulur.
  • Sen dualarında ağla ki Rabbin sebebini sorsun!
  • Güller güzeldir. Dikeni acıtır derler.
  • Neden acıtsın ki tutmasını bilince eller.
  • Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
  • Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
  • Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
  • Yüz rüzgarı olmak isterdim.
  • Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığını kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
  • Güzel yüz aynaya âşıktır.
  • Güller güzeldir. Dikeni acıtır derler. Neden acıtsın ki tutmasını bilince eller.
  • Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.
  • Gönül aynası dünya sevgisi tozundan, nefsani arzulardan temizlenir, pak ve saf bir hale getirilirse, orada su ve toprak nakışlardan başka şeyler görürsün. Gönül aynasında hem resmi, nakşı görürsün; hem de resmi ve nakşı yapanı; hem devlet, saadet yaygısı seyr edersin; hem de onu yayanı ve döşeyeni.
H
  • Hamdım, piştim, yandım.
  • Hak'tan bahar fermanı gelmedikçe, toprak sırrını açmaz.
  • Hayatının gidişi, Muhammed’in sünnetinden sapmasın. Onu bırakma! Aklına ve hünerine az güven!
  • Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
  • Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır.
  • Hem gam çağında, hem esenlik çağında Allah’a dayanmadan, tümden ona teslim olmadan başka her şey düzendir, tuzaktır.
  • Her birimiz tek kanatlı melekleriz ve bizler ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.
  • Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
  • Her insan bir alemdir. İnsan düşünceden ibarettir, geri kalan et ve sinirdir.
  • Her korkuda binlerce eminlik vardır, göz karasında onca aydınlık mevcut.
  • Her ne kadar dil ile anlatılması pek parlak ve aydınlatıcı olsa da aşkın dile düşmemesi, söylenmemiş kalması ve gönülde duyulması daha parlaktır.
  • Her rüzgarla otlar gibi sallanırsan, dağlar kadar olsan da bir ota değmezsin.
  • Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki rahat edesin.
  • Her şeye doğru demek ahmaklıktır, ama her şeyin yanlış olduğunu söyleyen de zorbadır.
  • Her şeyi, aramadıkça bulamazsın; fakat bu dost başka; bunu bulmadan arayamazsın.
  • Her zaman doğruyu söyle, ama her zaman her doğruyu değil.
  • Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya.
  • Hırs insanı kör ve ahmak eder. Bilgisiz hale sokar da ölümü kolaylaştırır.
  • Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki; ha bir altın çalmışsın ha bir iğne.
  • Hırsızlara,kötülere,alçaklara acımak zayıfları kırıp geçirmektir.
  • Hırsla dolu aşağılık ve haram yiyici kişi, o sayı günü domuz şeklinde, zina edenler avret yerleri kokarak, şarap içenler ağızları kokarak dirilirler.
  • Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
  • Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır. Ölen kuyudan ovaya çıkmış demektir.
  • Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
  • Her gün bir yere konmak ne güzel,
  • Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
  • Dünle beraber gitti cancağızım,
  • Ne kadar söz varsa düne ait...
  • Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...
  • Hulasa oklar ve süngüler önünde kafirlerin kanı mübahtır. Çünkü onlar, işe yaramaktan uzaktırlar. Onların karıları ve çocukları da esir sayılır. Çünkü akılları yoktur, merdut ve aşağılık kişilerdir.
  • Hürmet eden hürmet görür.
I
  • Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
  • Irz ve namustan mahrum olanlar, millet ve vatan hissi taşımazlar; böylelerinden sakınılmalıdır.
İ
  • İçinde azıcık nur olmayana, dışarıdan verilen öğüt fayda vermez.
  • İçteki kiri su değil, ancak gözyaşı temizler.
  • İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
  • İnanan kişi, işlerini Allah emretti diye yapar. İnanmayan ise, mücadele ve gösteriş olsun diye yapar. Böyle inatçı kişilerin başlarına toprak saç.
  • İnsan dostunun huyunu alır.
  • İnsan içki içmekte serbest, ama sarhoş olmakta serbest değildir.
  • İnsanlar, güller arasında dikenler bulunduğundan şikayet edeceklerine, dikenler arasında güller yaratıldığına şükretmelidir.
  • İnsanı hayran eden Türk güzellerinden bahset, öylesine bir şaşkınlığa düşmüşüm ki, bu şaşkınlıktan Sultan kim Hulâgu kim bilmiyorum, bilmiyorum.
  • İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.
  • İnsan gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak gerçek dostu görendir.
  • İnsan korkusundandır ki cinler, periler sahillere sığınmışlar, her biri bir gizli yere saklanmışlardır. Bu yüzden insanoğlunun gizli düşmanı çoktur. Durumu anlayarak çekingen ve ihtiyatlı hareket eden kişi akıllı kişidir. Allah'ın bizim nazarımızdan gizli tuttuğu nice çirkin, güzel mahlukatı vardır ki onlar her an gönül kapısını çalar dururlar.
  • İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır.
  • İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
  • İyilerle gezersen alırsın mertebe, kötülerle gezersen dönersin merkebe.
K
  • Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
  • Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.
  • Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.
  • Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.
  • Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.
  • Kardeşim sen düşünceden ibaretsin,
  • Geriye kalan et ve kemiksin,
  • Gül düşünür gülüstan olursun,
  • Diken düşünür dikenlik olursun.
  • Karga, gül bahçesinde gezmekle bülbül olmaz.
  • Kendi körlüğünü tedavi etmeye çalış, yoksa alem hep O'dur, fakat O'nu görecek göz olmalıdır.
  • Kendini noksan gören kişi, olgunlaşmaya on atla koşar. Kendini olgun sanan ise Allah'a bu zannı sebebiyle ulaşamaz.
  • Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş,
  • Yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?
  • Kibriya güneşinin şu anından mahrum ve ışıksız olan gönül evi, Yahudilerin canı gibi dar ve karanlıktır; muhabbet ihsan eden Tanrı'nın zevkinden mahrumdur.
  • Kim benliğinden kurtulursa bütün benlikler onun olur. Kendisine dost olmayan herkese dost kesilir. Nakışsız ayna olur, tüm nakışlar onda seyredilir.
  • Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
  • Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!
  • Kim sabrederse rızkı gelir ona. Aşırı hırsla çalışma ve çabalama sabırsızlıktır.
  • Kim zahmet çekerse defineyi elde eder.
  • Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
  • Kopan gülün dalında durması ne kadar zorsa... Kırılan kalbinde onarılması o kadar zordur!..
  • Korku erkektir, umut ise dişi; onlardan ölümsüz ve temiz şeyler doğar.
  • Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
  • Kötü zanda bulunan kişi çirkindir. Aslında o kendi içini vurur karşıya.
  • Kötülerin övülmesi arşı titretir.
  • Kötülük insana tamahtan gelir. Kanaatten kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı.
  • Kızgınlıkla gönüllere ateş saldın mı, cehennem ateşinin aslı oldun gitti.
  • Kuru duayı bırak! Ağaç isteyen tohum eker!
  • Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
  • Kötü huy kılavuzun oldukça mutlu olacağım sanma! Sen sabaha kadar gaflet uykusundasın, ömür ise kısadır. Korkarım ki,sen bu uykudan uyanınca gündüz olur.
  • Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Şaşılacak olan odur ki bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur.
  • Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.
  • Kötülük yaptın mı kork, çünkü o bir tohumdur, Allah yeşertir karşına çıkartır.
L
  • Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.
M
  • Mademki insanın yaratılmasındaki maksat, Tanrı'ya ibadet etmesidir, şu halde ibadetten baş çeken, ibadete yanaşmayan kişinin ibadet yeri cehennemdir. İnsan her işi yapabilir, fakat yaratılmasındaki maksat ibadettir. "Ben, insanları, cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." Bu ayeti okusana. Alemin yaratılmasındaki maksat, ibadetten başka bir şey değil!
  • Mânâ odur ki seni senden alır, şekle bağlanmaktan seni kurtarır. İnsanı kör ve sağır eden nakşa, surete, güzel bir yüze aşık eden şeye mânâ demezler. Körün nasibi gam artıran hayallerdir. Gözün payı da şu asli olmayan geçici hayallerdir. Senin nefs eşeğin kaçmıştır. Onu mücahede kazığına bağla, o ne zamana kadar insanlık ve ibadet yükünü taşımaktan kaçacak? İster yirmi yıllık yol olsun, ister otuz yıllık, isterse iki yüz yıllık, ona sabır ve şükür yükünü yüklemek, ona bu yükünü taşıtıp götürtmek gerek. Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmedi. Hiç kimse de ekmediğini biçmedi.
  • Mademki rızkı taksim eden O’dur, o halde şikâyet küfürdür. Sabır gerekir. Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır. Allah’tan başka herkes düşmandır. Sen asıl dostu düşmanlara şikâyet eder, halinden sızlanırsın öyle mi? Padişah köleye şikayet edilir mi? Akıllı ol.
  • Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.
  • Mideyi bırak da gönül tarafına salın. Salın da Allah’tan perdesiz selam alasın.
  • Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.
  • Mum olmak kolay değildir... Işık saçmak için önce yanmak gerek.
  • Mücevherler vakitle alınabilir ama vakitler mücevherle alınamaz.
  • Münafığın özrü kabul edilmez. Çünkü o özür dilindedir kalbinde değil.
  • Mürşidin nuru suyu, ateşe damla damla düştükçe, ateşten cız, cız ses çıkar.
N
  • Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
  • Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.
  • Ne tükenmez hazinesin ey dil! Ne devasız bir dert!
  • Nefsinin istediğini yapıp da bir de “inşallah” demek Allah’la alay etmektir. Kimi kandırıyorsun?
  • Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
  • Nerde akarsu varsa, orada yeşillik vardır.
  • Nerde akan gözyaşı varsa, oraya rahmet gelir.
  • Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
  • Nimete şükretmek, nimetten daha hoştur.
O
  • O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
  • O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
  • Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
Ö
  • Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
  • Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.
  • Ömrümün özeti şu üç sözden ibarettir: Hamdım, piştim, yandım..
  • Öfke rüzgar gibidir, bir süre sonra diner; ama birçok dal kırılmıştır bile.
P
  • Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
R
  • Rüyalar olmasa hayaller kurulmaz, gerçek olmazdı.
S
  • Sabır, demir kalkandır.
  • Sabır sevinç anahtarıdır.
  • Safları dağıtanı aslan sanma.Asıl nefsini ezebilen aslandır.
  • Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim" der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
  • Sebatsız sedef, inci tutmaz.
  • Secde ve rükû, varlık tokmağını, Allah kapısına vurmaktır. Çok vur, mutlaka açılır kapı.
  • Sen anılması güzel olan söz ol.
  • Çünkü insan, kendisi hakkında söylenilen güzel sözlerden ibarettir.
  • Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
  • Senin için başkasını terk eden, başkası için de seni terk eder.
  • Sen zayıfları yardımcısız, kimsesiz sanma; Kur’ân’dan “İzâ câe nasrullâh”ı oku
  • Sen senden öncekilerden ibret al. Senden sonrakilere ibret olma.
  • Sende en iyi ne varsa, dostuna onu ver.
  • Sen öyle büyük bir varlğın aşkını seç ki, bütün peygamberler, onun aşkıyla kudret ve kuvvet buldular, şeref ve saadete erdiler.
  • Sual de bilgiden doğar, cevap da.
  • Hesna ; Sukŭnetim asaletimdendir. her lâfa verilecek bir cevabım var.lâkin; Bir bakarım lâf lâf mı diye , bir de bakarım söyleyen adam mı diye.
  • Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?
  • Sevgi insanı kör ve sağır eder.
  • Sevgi ve merhamet, insanlık; hiddet ve şehvet, hayvanlıktır.
  • Sevgilinin değeri onu sevenin sevgisi ile ölçülür.
  • Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
  • Sıkıntılar, Sevgili'nin gönderdiği misafirdir; gelir ve gider. Önemli olan, gönderenin hatırına o misafire sabredebilmektir.
  • Sevmek güzel şey; sevilmek de onun kadar. Sevip de sevilmemek acıdır ölüm kadar. Taşın kalbi yok ama onu da yosun sarar.
  • Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil kilimin tozunu almaktır.
Ş
  • Şeytan tabiatı bakımından insana düşmandır. İnsanın helak oluşuna sevinir o.
  • Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz. Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz.
  • Şu da bir gerçektir ki kötü kişinin övülmesinden Arş titrer. Allah'tan korkan muttaki kişi de kötü methedilince, meth eden kişi hakkında fena bir zanna kapılır.
  • Şunu iyi bil ki eğer, gönlün, sırlarına mezar olursa muradın çabucak hasıl olur.
  • Şarap içen akıllıysa daha ziyade akıllı olur... kötü huylu ise büsbütün berbat bir hale gelir. Fakat insanların çoğu kötü ve ahlâksız olduğundan şarabı herkese haram ettiler.
T
  • Talihim bana: "Ben seni üzeceğim ama sen sakın üzülme." dedi.
  • Tanrı, müşrikler, tâ ezelden pislik içinde doğduklarından onlara “Necis-pis” demiştir. Pislik içinde doğan kurt, ebediyen huyundan dönmez, ambere bakmaz! Ona nur saçısı isabet etmemiştir.
  • Taş yeşermez geçmiş olsa da nevbahar,
  • Toprak ol da bak nasıl güller açar.
  • Taş idin çok gönül kırdın yeter,
  • Toprak ol, üstünde hoş güller biter.
  • Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
  • Ten midesi insanı samanlığa çeker, gönül midesi reyhana çeker. Ot ve arpa yiyen kurban olur, Allah nuru ile nurlanan Kuran olur. Senin yarın pislik, yarın da misktir. Kuran’la miskini artır.
  • Testide ne varsa dışına o sızar.
  • Topraktan yaratılan Ádem, Allah'tan öğrendiği ilimle yedi kat göğü aydınlattı. Hak ve hakikatte şüpheye düşen şeytanın körlüğüne rağmen o manen yüceldi de melekleri geride bıraktı. Altı yüz bin yıllık bir zahid olan şeytanın ağzını bir buzağı ağzı gibi bağladı.
  • Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
  • Tövbesiz ömür, can çekişmekten ibârettir. İnsanı yaşayan ölü hâline sokan ölüm ise Allah'tan habersiz olmaktır. Allah'tan başkasını istemek, istenen şeyin artması zannını verir ama bu istek hakikatte artmasını istediği şeyin tamamıyla eksilmesini istemektir.
  • Tutalım ki Ali’den Zülfikâr sana miras kaldı. Sende Ali kolu ve kalbi yoksa Zülfikar neye yarar ki?
  • Tutalım ki İbrâhim gibi put kırdın; beden putunu onun gibi ateşe atabilir misin?
  • Tuzağa saçtığın taneler, cömertlik sayılmaz ki...
U
  • Uyku ve uyanma bir nevi küçük mahşerdir.
Ü
  • Üstünün dostu ol ki üstün olasın... Kendine gel be hey azgın, mağluplarla dost olma! Münkirin delili ancak ve ancak şudur: Ben şu görünen yurttan başka bir şey görmüyorum! Hiç düşünmez ki nerede görünen bir şey varsa o, gizli hikmetleri haber vermededir. Her görünen şeyin faydası, faydanın ilaçlarla gizli oluşu gibi o şeyin içinde gizlidir.
  • Üç sözden fazla değil , Tüm ömrüm şu üç söz , Hamdım, piştim, yandım.
V
  • Vefa nedir, bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.
  • "Vedalar; gözleri ile sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler hiç ayrılmazlar."
Y
  • Yaşamak direnmektir, sevmek güvenmektir. Unutma; insan çoğu zaman dünyanın hakimi, bazen de küçük bir kalbin esiridir.
  • Yılan insanın sadece canını alır. Kötü arkadaş cehenneme sürer de ebedi hayatını mahveder.
  • Yerde bir zayıf aman dilerse, gökyüzü askerleri birbirlerine karışırlar.
  • Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
  • Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.
  • Yarasından taze kan sizan gönül ehline,dostların yüzünü görmek merhem gibidir.
  • Yazık ki akşam oldu biz yine yalnız kaldık; bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede; Allah’ın denizinde Allah’tan uzak kaldık.
Z
  • Zulüm demiriyle taşını birbirine vurma! Çünkü bu ikisi, erkek ve kadın gibi çocuk meydana getirirler.
Devamını Oku..
next article home